MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Mirasın hükmen reddi
... ile ... aralarındaki mirasın hükmen reddi davasının reddine dair ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 05.12.2012 gün ve 396/671 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, davacı murisi ...'nın terekesi borca batık olduğundan mirasın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece murisin ölüm tarihinde terekesi borca batık ise de, görev nedeniyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava TMK 605/ 2 maddesine dayanan mirasın hükmen reddi istemine ilişkindir. Anılan yasa maddesine göre, ölümü tarihinde miras bırakanın ödemeden aczi açıkca belli veya resmen tespit edilmiş ise miras reddedilmiş sayılır. Mirasın hükmen reddi talebi malvarlığına ilişkin davalardan olup 6100 sayılı HMK'nun 2. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gereken işlerdendir. Somut olayda Mahkemece davanın çekişmesiz yargı işlerinden olması nedeniyle görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu ancak kısa kararda HMK'nun göreve ilişkin hükümleri göz ardı edilerek hüküm kurulduğundan görev nedeniyle davanın reddine karar verilmek zorunda kalındığından davanın reddine karar verilmiş ve böylece kararın gerekçesi ile hüküm fıkrası arasında açık bir çelişki ortaya çıkmıştır. Böyle bir durumun bozma nedeni oluşturacağına ve bozmadan sonra Yerel Mahkemenin önceki kısa kararla bağlı olmaksızın, çelişkiyi giderme koşuluyla vicdani kanaatine göre karar verebileceğine Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nca 10.04.1992 gün ve 7/4 sayıyla karar verilmiştir.
Bu halde Yerel Mahkemece yapılacak iş, önceki kısa kararla bağlı olmaksızın; görev kamu düzenine ilişkin olup istek olmasa da yargılamanın her aşamasında Mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiğinden dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru değildir.
Kabule göre de, görevsizlik kararını veren mahkemenin görevli mahkemeyi açıkça belirtmesi gerekirken bu husus göz önünde bulundurulmadan mahkemenin görevsizliği ile yetinilmiş olması da doğru değildir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı ...nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince
ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 26.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy