MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
İİK'nun 40/2. maddesine göre "Bir ilam hükmü icra edildikten sonra bozulduğunda, aleyhinde icra yapılmış olan kimsenin hiç veya o kadar borcu olmadığı kat'i bir ilamla belirlenirse ayrıca hükme hacet kalmaksızın icra tamamen veya kısmen eski hale iade olunur."
Maddeden de anlaşılacağı üzere yapılan ödemenin geri alınabilmesi, dayanak ilamın kesinleşmesi koşuluna bağlıdır. Alacaklının iade etmesi icap eden miktardan haberdar edilmesi bir muhtıra ile sağlanmalıdır. Alacaklının muhtıra tebliğine rağmen bu parayı iade etmemesi halinde temerrüdü oluşur ve kendisinden faiz istenilebilir. Bir başka anlatımla alacaklıdan iadesi gereken paraya muhtıranın tebliğ tarihinden (muhtıra ile süre verilmiş ise bu süreden sonra) faiz istenebilir hale gelir.
Somut olayda takip dayanağı ilamın bozulması üzerine bozmaya uyularak verilen ve kesinleşen ilama göre alacaklıya fazla ödenen paranın iadesi için muhtıra tebliğ edilmiş, muhtırada iadesi istenen miktara ödeme tarihinden itibaren faiz talep edilmiştir. Alacaklı muhtıra ile verilen süreden sonra faiz istenebileceğini ve hesaplamada nazara alındığı gibi kendilerine 42.350.00 TL değil 39.042.40 TL. ödendiğini, bu nedenlerle muhtıranın iptalini istemiştir.
Mahkemece alacaklıya 31.10.2005 tarihli makbuzla yapılan 39.042.40 TL esas alınarak bakiye fazla ödenen miktarın belirlenmesi ve faizinde muhtıra tebliğini takip eden 7 günden sonra başlayacağı kabul edilerek şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile ret kararı verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK'nun 428. maddeleri gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine
20.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.