MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Mal rejiminin tasfiyesi ve Aile Konutu Şerhi Konulması
... ile ... aralarındaki mal rejiminin tasfiyesi ve aile konutu şerhi konulması davasının reddine dair ... . Aile Mahkemesi'nden verilen 18.10.2012 gün ve 900/742 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 18.06.2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı ... vekili Avukat ... geldi. Karşı taraftan kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... vekili, davacının kendi kazancı ile aldığı “... Sitesi S.C. 1 Blok D.13 ...” adresindeki dairenin mülkiyetinin davacıya devri yahut rayiç değerinin saptanarak bedelinin kendisine ödenmesini, ileride müvekkil aleyhine telafisi imkansız zararların ortaya çıkmasına engel olunması amacı ile tedbiren aile konutu şerhi konulmasını, ... Bankası ... Şubesi'nde 1223 74150 numaralı ortak hesapta bulunan müvekkilin toptan aldığı emekli ödeneğinden ve diğer tüm kazanımlardan ibaret olan ve davalı eş tarafından boşanma davası açılmasından hemen 1-2 gün önce habersiz ve tek taraflı olarak çekilen 95.452,47 TL tutarındaki paranın fazlaya dair hak ve talepleri şimdilik saklı kalmak kaydı üzere yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, boşanmanın eki niteliğinde olmayan 95.452,47 TL'ye yönelik talebin usule girilmeden reddi gerektiğini, bu talebin Aile Mahkemesinin değil genel mahkemelerin görevine girdiğini, dava konusu meskenin de tarafların mal ayrılığı rejimine tabi olduğu dönemde yani 2001 yılından önce edinildiğini, taşınmazın davalının şahsi mal varlığı olduğunu, bahse konu taşınmazı tanık beyanları ile de desteklendiği üzere davalının kendi birikimleri ve kız kardeşinin yardımları ile satın aldığını, davacının bu dairenin alınmasında en ufak bir katkısı bulunmadığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davacının ... Sitesi C 1 Blok D:13 ... adresinde bulunan ... Mahallesi 389 ada 47 parselde 13 numaralı bağımsız bölüme yönelik tapu iptali ve tescil, rayiç bedelinin kendisine ödenmesine yönelik davasının reddine, taraflar arasında görülen dava neticesi 07.05.2012 tarihinde boşanma gerçekleşmiş olduğundan aile konutu şerhi istenen davacının ... Sitesi C 1 Blok D:13 ... adresinde bulunan ... Mahallesi 389 ada 47 parselde 13 numaralı bağımsız konutun tapu kaydına aile konutu şerhi konulmasına ilişkin hüküm kurulmasına gerek olmadığına karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar 31.07.1972 tarihinde evlenmiş, 08.08.2008 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün 07.05.2012 tarihinde kesinleşmesiyle, mal rejimi sona ermiştir (TMK’nun 225/2.m.). Sözleşmeyle başka mal rejimi seçilmediğinden, eşler arasında 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (TKM'nin 170.m.), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı tarihe kadar ise yasal edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (TMK'nun 202, 4722 s.Y.nın 10.m.).
Dava konusu ... Mahallesi 389 ada 47 parselde 13 numaralı mesken 28.12.2001 tarihinde davalı ... adına tapuda kayıtlı bulunmaktadır. 12.09.2008 tarihinde taşınmazın intifa hakkı Nurselen üzerinde tutularak çıplak mülkiyeti 1/3’er paylı olarak ... , ... ve ... adına devir yapılmıştır. ... Bankası ... Şubesi'nde bulunan ... adına teselsüllü hesabın 25.06.2008 tarihinde Nurselen tarafından 95.452,47 TL çekilerek hesabın sıfırlandığı anlaşılmaktadır.
Davacısı ... olan ve 10.09.2008 tarihinde davalı ... aleyhine ... Aile Mahkemesi'nin 2008/860 Esas sayılı dosyasında maktu harç yatırılarak açılan davada tarafların boşanmaları ve manevi tazminat yanında “kendi geliri ile alınan ve davalı ... üzerine kaydedilen dava konusu 389 ada 47 parselde 13 numaralı meskenin mülkiyetinin davacıya devri yahut rayiç değerinin saptanarak bedelinin davacıya ödenmesi, ileride davacı aleyhine telafisi imkansız zararların ortaya çıkmasına engel olunması amacı ile tedbiren aile konutu şerhi konulmasını” istemiş ayrıca “... Bankası ... Şubesi'nde 1223 74150 nolu ortak hesapta bulunan erkeğin toptan aldığı emekli ödeneğinden ve diğer tüm kazanımlardan ibaret olan ve davalı eş ... tarafından boşanma davası açılmasından hemen 1-2 gün önce habersiz ve tek taraflı olarak çekilen 95.452,47 TL. tutarındaki paranın fazlaya dair hak ve talepleri şimdilik saklı kalmak kaydı ile yasal faizi ile davacı ...’ye iadesi” talep edilmiştir. ... ’nin davacısı olduğu bu dava ... tarafından aynı mahkemenin 2008/746 Esas numarasında açılan dava dosyası ile 27.02.2009 tarihinde birleştirilmiştir. ... vekili tarafından 13.05.2009 tarihinde ... tarafından dava açmadan birkaç gün önce ... ile ortak hesaplarından tek taraflı olarak çekilen 95.452,47 TL tutarındaki miktarın fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere yarısı tutarı olan 47.726 TL için öngörülen harç miktarını bu tutar üzerinden yatırdıkları bildirilmiştir. Mahkemece 29.07.2009 tarihli yargılama oturumunda ... ’nin birleşen 2008/860 Esas sayılı dosyada talep etmiş olduğu edinilmiş mallara yönelik davasının ve aile konutu şerhi verilmesine ilişkin davasının tefriki ile ayrı esasa kaydedilmesine karar verilmiş, tefrik üzerine 18.08.2009 tarihli maktu harç alınarak aynı Mahkemenin 2009/900 Esas numarasına kaydedilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmaz 01.01.2002 tarihinden önce kooperatif üyeliği yöntemi ile satın alındığından TMK'nun 220/b.2 maddesi gereği davalının kişisel malı niteliğinde olduğu açıklanarak tapu kaydının iptali ve tescili olmadığı taktirde rayiç değerinin tarafına ödenmesine ilişkin isteminin reddine, tarafların boşanmış olmaları karşısında aile konutu şerhi konulması yönünden de hüküm kurulmasına gerek olmadığına şeklinde hüküm kurulmuştur.
Tarafların açtıkları dava dosyaları incelendiğinde, ... tarafından banka hesabı ile ilgili ilk olarak 10.09.2008'de maktu harç yatırılarak davanın açıldığı ve yargılama sırasında 13.05.2009 tarihinde 47.726 TL. değer üzerinden harç tamamlanmıştır. ... ’nin bu talebi ile ilgili olarak mahkeme gerekçesinde herhangi bir açıklama olmadığı gibi bu konuda olumlu olumsuz bir hüküm de kurulmamıştır. Harcı da yatırılarak usulüne uygun şekilde açılan banka hesabındaki miktar ile ilgili talep bakımından iddia ve savunma doğrultusunda taraf delillerinin toplanması, toplanan tüm delillerle birlikte değerlendirilerek olumlu olumsuz bir hüküm kurulması gerekirken bu konuda açılan davanın gözden kaçırılmış olması doğru değildir.
Dava konusu meskenle ilgili olarak yine 10.09.2008 tarihli dilekçede maktu harç ile talepte bulunulduğu görülmektedir. Ancak bu taşınmazla ilgili talep edilen miktarın davacı tarafından bildirilmediği, usulüne uygun nisbi harcı tamamlanmadığı gibi mahkeme tarafından da bu talebe ilişkin eksikliklerin tamamlanması hususunda davacı vekiline süre ve imkan verilmemiş, talebin açıklığa kavuşturulması açısından bir açıklama istenmemiştir. Dava konusu taşınmaz mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde edinildiğine, Mustafa Sezai tarafından taşınmazın kendi kazancı ile alındığı iddia edilerek talepte bulunulduğuna göre mahkemece tapu iptali ve tescil olmazsa rayiç değerinin bedelinin ödenmesi isteğinin mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklandığı dikkate alınarak öncelikle davada talep miktarının davacıya açıklattırılarak usulüne uygun şekilde nisbi harcının tamamlatılması, bu eksiklik yerine getirildikten sonra taleple ilgili olarak iddia ve savunma doğrultusunda tüm taraf delillerinin değerlendirilmesi, gerektiğinde mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak isteği ile ilgili katkı payı oranı ve miktarının belirlenebilmesi için konusunda uzman bilirkişiden tarafların ve Yargıtay’ın denetimine açık gerekçeli rapor alınması ve sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekir. Taşınmazın edinilmesinde somut ve maddi katkısını ispatlaması halinde edinme tarihi itibariyle davacının katkı payı alacağını isteme imkanı bulunduğuna göre mahkemece, meskenin 01.01.2002 öncesi dönemde kooperatif üyeliği ile edinilmiş olması sebebiyle davalının kişisel malı sayılarak yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle, yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 990,00 TL Avukatlık Ücreti'nin davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davacıya verilmesine taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 18.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy