......
... ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair.......Mahkemesi'nden verilen 23.06.2011 gün ve 33/1671 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde; 102 ada 258 parsel sayılı taşınmazın mülkiyetinin vekil edenine ait olduğu halde kadastro çalışmaları sırasında sehven ... adına tescil edildiğini açıklayarak bu yerin tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Hazine vekili davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, kazanma koşullarının davacı lehine gerçekleştiği benimsenerek davacının davasının kabulüne......Köyü, 102 ada 258 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile, davac.....oğlu ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; dava konusu 102 ada 258 parsel sayılı taşınmaz, belgesizden, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve ekonomik yarar sağlanması mümkün olan yerlerden olup, kimsenin mülkiyet iddiasında bulunmadığı, muhtar ve bilirkişilerin beyanlarından ve yapılan incelemeden anlaşıldığı tutanakta açıklanmak suretiyle "hali arazi" niteliğiyle, 11.10.2007 tarihinde, ... adına tespit edilmiş, tutanağın 25.04.2008 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine tapu kaydı oluşmuştur. Bilindiği üzere ve kural olarak bir taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilebilmesi için diğer kazanma koşullarının yanında ekonomik amaca uygun zilyetliğin bulunması ve taşınmazın özel mülkiyete elverişli yerlerden olması gerekmektedir. (TMK.nun 999.md) Taşınmaz başında yapılan keşif sonucunda ....... tarafından düzenlenen 01.06.2011 tarihli raporda; dava konusu taşınmazın killi-tınlı toprak yapısında, organik besin maddeleri yönünden yetersiz, sığ toprak ve taşlı bir yapıya sahip olup tarım arazisi olarak kullanılmadığı açıklanmıştır. Bundan ayrı, keşif sırasında çektirilip dosya arasına konulan fotoğraflara göre; dava konusu yerin zemininin taşlık yapıda olduğu ve üzerinde tarım yapılmadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca, mahkemece keşif sırasında yapılan gözlemde taşınmazın mevcut durumda kullanılmadığının, ekilip dikilmediğinin, kendi haline bırakıldığının, zeminin yer yer taşlık olduğunun ve uzun zamandan beri tarım
........
arazisi olarak kullanılmadığının tespit edildiği belirlenmiştir. Mahkemenin keşif sırasındaki gözlemi ile keşif sırasında çektirilip dosya arasına konulan fotoğraflar ve ziraatçi bilirkişi raporuna göre dava konusu yerde ekonomik amaca uygun kazanmaya elverişli zilyetliğin varlığından söz edilemez. Açıklanan bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken kazanma koşullarının davacı lehine gerçekleştiği benimsenerek yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerindedir. Kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428.maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA ve HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 19.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
....