MAHKEMESİ:Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Tapu iptali ve tescil-katılma alacağı
... ile ... ve ... aralarındaki tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde katılma alacağı davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine dair ...2. Aile Mahkemesi'nden verilen 27.12.2012 gün ve 637/1171 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, tarafların 1994 yılında evlendiklerini, 1465 ada 2 sayılı parsel üzerindeki 12 nolu bağımsız bölümün evlilik birliği içerisinde satın alınarak davalı eş adına tescil edildiğini, taşınmaz üzerinde, mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan 1/2 alacağı bulunduğunu, ancak, davalı eşin taşınmazı muvazaalı olarak diğer davalıya devrettiğini açıklayarak tapu kaydının 1/2 payının iptaliyle vekil edeni adına tesciline, bu olmadığı takdirde bedelinin yarısının devir tarihinden geçerli yasal faiziyle birlikte davalılardan alınmasına karar verilmesini istemiş, 26.01.2012 tarihli yargılama oturumunda, taşınmazı devralan davalı ... hakkındaki davadan feragat ettiğini bildirmiştir.Davalı ... vekili, taşınmazın vekil edenin gelir ve birikimleriyle satın alındığını, davacının katkısı bulunmadığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davalı ... hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine, davalı ... hakkında açılan davanın kısmen kabulüne, taşınmazın güncel değerinin yarısı üzerinden belirlenen 47.500 TL.katılma alacağının 25.08.2008 tarihinden geçerli yasal faiziyle birlikte davalıdan alınmasına karar verilmiştir. Hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.Taraflar,13.03.1994 tarihinde evlenmişler, 25.08.2008 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün 11.02.2011 tarihinde kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Eşler arasında başka mal rejimi seçilmediğinden 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (TKM.nin 170. m), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar (TMK.nun 225/2.m) yasal edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (TMK.nun 202 ve 4722 s.y. 10. m). Dava konusu 12 nolu bağımsız bölüm, 22.08.2005 tarihinde satın alınarak davalı adına tescil edilmiş, 22.08.2008 tarihinde satış yoluyla devredilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, dava konusu taşınmazın yasal edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde satın alınarak davalı adına tescil edildiği tespit edildiğine, kişisel mal niteliğinde olduğu davalı tarafça kanıtlanamadığına göre, aşağıda gösterilen neden dışındaki davalı vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddiyle hükmün esasının açıklanan nedenlerle ONANMASINA,Davalı vekilinin faize ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece hüküm altına alınan alacağa 25.08.2008 tarihinden itibaren faiz yürütülmüş, boşanma davasının açıldığı tarih esas alınmıştır. Dava konusu taşınmaz, 01.01.2002 tarihinden sonra, başka bir anlatımla yasal edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde satın alınmıştır. TMK.239/son maddesinde; “…aksine anlaşma yoksa, tasfiyenin sona ermesinden başlayarak katılma alacağına ve değer artış payına faiz yürütülür; durum ve koşullar gerektiriyorsa ayrıca borçludan güvence istenebilir…”denilmektedir. O halde; katılma alacağına karar tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken davalı aleyhine olacak şekilde boşanma davasının açıldığı tarihten geçerli olarak faiz yürütülmesi doğru görülmemiştir.Davalı vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün faiz başlangıç tarihine ilişkin bölümünün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3.maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve ve aşağıda dökümü yazılı 705,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 2.539,30 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına 28.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy