.....
... ile Heliz Arslan aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair .......... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 04.07.2012 gün ve 23/431 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, 949 ada 28 parsel sayılı taşınmazın davacı tarafından satın alındığını ancak kadastro çalışmaları sırasında davacının eşi olan davalı adına tescil edildiğini, davalının gelirinin bulunmadığını, taşınmazı almasının olanaklı olmadığını açıklayarak davalı adına olan tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı; ......... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/288 Esas dosyası ile boşanma davası açtığını, davanın derdest olduğunu, nişan ve düğün merasimlerinde takılan altınlar ile dava konusu taşınmazı satın aldığını, davacının taşınmazın alımına katkısı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davanın kabulü ile 949 ada 28 parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
Hüküm, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; taraflar resmi nikahlı evli olup ...... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/288 Esas dosyası ile boşanma davaları devam etmektedir. Dosya içeriğine,savunma ve iddianın ileri sürülüş şekline göre eldeki dava eşler arasında mal rejimi tasfiyesine yöneliktir. Bu davaların çözümü 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun'un 4.maddesi gereğince Aile Mahkemesine aittir. Anılan yasa maddesi 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun ikinci kitabından üçüncü kısım hariç olmak üzere (TMK. md. 118-395) kaynaklanan bütün davaların Aile Mahkemesi'nde bakılacağını hükme bağlamıştır. Aile Mahkemesi kurulmayan yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nca belirlenen Asliye Hukuk Mahkemeleri'nde davanın .......... Mahkemesi sıfatı ile görülüp karara bağlanması gerekir.
Görev, kamu düzenine ilişkin olmakla yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözönünde bulundurulur. Davaya Aile Mahkemesi sıfatıyla bakılması ve taraf delilleri toplanarak uyuşmazlık hakkında bir hüküm kurulması gerekirken, bu husus düşünülmeden davanın nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde davanın reddine kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
.......
Açıklanan nedenle davalının temyiz itirazı yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bumnan hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine göre şimdilik diğer hususların incelenmesine yer olmadığına ve taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 26.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
......