MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İstihkak
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Dava, üçüncü kişi tarafından İİK'nun 96. maddesi gereği alacaklıya karşı açılan, davalı alacaklı tarafından borçlu Bedrettin Sonuç aleyhine Gaziosmanpaşa 3. İcra Müdürlüğü 2012/3988 Esas sayılı takip dosyasında... plakalı ticari taksinin 3/4 payın kendisine ait olmasına rağmen icra memuru tarafından kendi payına haciz konulduğunu ve taleplerinin istihkak iddiası olarak değerlendirilmesinin doğru olmadığından icra memuru işleminin şikayet yolu ile kaldırılması istemine ilişkindir. Mahkemece, şikayetin kabulüne, şikayetçi üzerine kayıtlı 3/4 pay üzerine konan haczin kaldırılmasına karar verilmiş, karar davacı üçüncü kişi vekili tarafından vasıta ve plaka haczi mümkün olmadığından bozulması için temyiz edilmiştir.
Mahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; "... 3. İcra Dairesi'nin 2012/3988 sayılı icra takibi sırasında, borçlunun 1/4 oranında malik olduğu ...plakalı aracın tamamının haczedildiği görülmektedir. Aracın 3/4 hissesini 16.07.1998 tarihinde; takipten çok önce şikayet eden noter sözleşmesi ile satın almıştır. Kayden ve hukuken aracın 3/4 maliki şikayet eden olduğu halde aracın tamamının haczedilmesi yasaya aykırı olduğundan" bahsedilerek davacının şikayet davasının kabulüne, hisse üzerine konan haczin kaldırılmasına karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 33. maddesi uyarınca Türk Hukuku'nu re'sen uygulamakla yükümlü olan hakim, tarafların ileri sürdükleri maddi olay ve netice talepleri ile bağlı olup, onların hukuki nitelendirmesi ile bağlı değildir. Bu ilke ışığında, dava dilekçesi içerisindeki anlatımdan ve talep sonucundan uyuşmazlığın, üçüncü kişinin İİK'nun 96 ve devamı maddeleri uyarınca mülkiyet hakkına dayalı olarak ileri sürdüğü istihkak iddiasına ilişkin olduğunun kabulü gerekir.
İstihkak davaları ise, İİK'nun 97/11. maddesi uyarınca, genel hükümler dahilinde basit yargılama usulüne tabidir ve buna uygun olarak tarafların uyarılı davetiye ile duruşma gününden haberdar edilerek öncelikle taraf teşkilinin sağlanması, kendilerine davayı takip etme ve delillerini sunma imkanının verilmesi, 6100 sayılı HMK'nun 321. maddesine de uygun biçimde davaya ilişkin son diyeceklerini bildirme olanağının da tanınması gerekir.
Bu durum, Anayasa'nın 36. maddesi ile teminat altına alınan ve 18.05.1954 tarihinde ana metnini imzalayıp, 25.09.1989 tarih 89/14563 sayılı kararnameyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin bağlayıcı yetkisini tanıyan Ülkemizde de geçerlilik kazanmış bulunan AİHS'nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının da bir gereğidir.
Belirtilen tüm bu hususlar gözetilmeden uyuşmazlık şikayet başvurusu olarak ele alınarak dosya üzerinden yapılan inceleme ile yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine şimdilik yer olmadığına, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 21,15 TL peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 25.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.