MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
... ile Hazine, ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 02.03.2012 gün ve ... sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, bağış yoluyla intikal ve eklemeli kazanmayı sağlayan zilyetlik nedenlerine dayanarak davalılar üzerinde kayıtlı 148 ada 547 ve 548 parsel ile 158 ada 82 parselin tapu kayıtlarının iptaliyle vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, kazanma süresi ve koşullarının gerçekleşmediğini açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuş, usulüne uygun tebligata rağmen davalı gerçek kişiler yargılama oturumlarında temsil olunmamışlardır.
Mahkemece, davanın kabulüne Hazine adına kayıtlı 148 ada 547 parsel ve 158 ada 82 parsel ile davalı gerçek kişi adına kayıtlı 148 ada 548 parselin tapu kayıtlarının iptaliyle davacı adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hükmün 148 ada 547 parsel ile 158 ada 82 parsele ilişkin bölümleri davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarla niteliğindeki 13.266 m2 ve 6.065 m2 yüzölçüme sahip dava konusu 148 ada 547 parsel ile 158 ada 82 parselin, tarım arazisi niteliğinde olduğu, yapılan araştırma ve ilanlara rağmen maliki ve zilyedi belirlenemediği açıklanarak 14.09.1999 tarihinde belgesizden Hazine adına tespit edilmiş, kadastro tutanaklarının 21.01.2000 tarihinde kesinleşmesi üzerine tapu kaydı oluşmuştur.
Dava; TMK.nun 713/1, 3402 sayılı Kanunun 14. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Dosya kapsamına, kadastro tutanağındaki iktisap nedenine, dava evrakı ile yargılama tutanakları içeriğine, dava ve temyize konu parsellerin davacının murisi Murat Yaşar’a ait olduğu, bir yıl ekilip bir yıl nadasa bırakılmak suretiyle uzun yıllar tarıma arazisi olarak kullanıldığını, ölmeden önce davacıya verildiği, davacının da aynı koşullar altında tasarruf edildiği bildirildiğine, arpa, buğday ekilmek suretiyle kullanılan tarım ve kültür arazisi niteliğinde olduğu ziraatçı uzman bilirkişi tarafından gerekçeli olarak açıklandığına göre aşağıda belirtilen husus dışındaki davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi hükmüne göre; zilyetliğin bu kanunda yazılı belgelerden birisi ile ispatı yoluna gidilmeyen hallerde, zilyedin aynı çalışma alanı
içinde kazanabileceği miktar sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönümü geçmeyecektir. Anılan hüküm gözönünde tutularak 26.07.1972 tarihinden sonra davacı, miras bırakan ve diğer mirasçılar adına kadastro yolu ile veya açılan dava sonunda belgesizden tescil edilen taşınmaz veya taşınmazlar var ise bunların miktarlarının, çalışma alanlarının, tescil tarihlerinin Tapu Sicil Müdürlüğü ile Kadastro Müdürlüğünden, açılmış zilyetliğe dayalı tescil davası olup olmadığının o yer Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğü'nden sorulup belirlenmesi, bildirilmesi halinde kadastro tutanaklarının onaylı örnekleri ile tapu kayıtlarının Tapu Sicil Müdürlüğü'nden, zilyetliğe dayalı olarak açılan tescil davalarına ait dosyaların ise ait oldukları mahkemelerden istenerek kanunda belirtilen limitlerin aşılıp aşılmadığı üzerinde durulması gerekirken, mahkemece bu hususlar araştırılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 29.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy