MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Davacı (alacaklı) vekili, ... . İcra Müdürlüğü’nün 2011/20040 sayılı Takip dosyasının borçlusunun alacaklılardan mal kaçırmak için danışıklı olarak üçüncü kişi şirket üzerinden faaliyetini sürdürdüğünü, dava konusu 23.12.2011 günlü hacze konu mahcuzların borçluya ait olduğunu belirterek davanın kabulü ile istihkak iddiasının reddine ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı (üçüncü kişi) vekili, borçlunun haciz adresi ve mahcuzlarla ilgisinin bulunmadığını, borçlu şirket çalışanı ... ’in 02.12.2011’den itibaren üçüncü kişi şirket bünyesinde çalışmaya başladığını, mahcuzların faturasının bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu) vekili, haczin üçüncü kişinin iş yerinde yapıldığını, burasının borçlunun eski faaliyet adresi olduğunu, içinde bulunduğu mali durum nedeni ile buradan ayrılmak ve bir takım çalışanlarını işten çıkarmak zorunda kaldığını, bunlardan bir tanesinin üçüncü kişi şirket bünyesinde çalışmaya başlamasının olağan kabul edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre: “dava konusu haciz adresinin üçüncü kişinin faaliyet adresi olduğu, burada ödeme emrinin tebliğ edilmediği, hacizde borçluya ait evrakların ele geçmediği ve borçlu yetkilisinin hazır bulunmadığı, bu durumda İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin alacaklı yararına olduğunun kabul edilemeyeceği, diğer yandan borçlunun haciz adresinden borcun doğum tarihinden sonra ayrıldığı, ayrıca üçüncü kişi ve borçlunun aynı telefon ve faks numaralarını kullandığı, çalışanları itibarı ile organik bağ içinde bulunduğu, içinde bulunduğu mali durum nedeni ile borçlunun üçüncü kişi şirket üzerinden faaliyetine devam ettiği” gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklı tarafından İİK’nun 99. maddesi uyarınca açılan “istihkak iddiasının reddi” talebine ilişkindir.
Dava konusu haciz, borçlunun eski faaliyet adresi olup, üçüncü kişi buradaki faaliyetine icra takibine konu çek tarihinden bir iki gün önce başlamıştır. Ticari yaşam içinde çeklerin ileri tarihli olarak düzenlenmesi sıklıkla karşılaşılan bir durumdur. Borçlunun çalışanı üçüncü kişi şirket bünyesinde çalışmaya devam etmiştir.
Bu koşullarda İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğunun kabulü gerekir. İcra Müdürlüğü’nün sehven İİK’nun 99. maddesini uygulaması ispat yükünün yer değiştirmesi sonucunu doğurmayacaktır.
İspat yükü altında olan üçüncü kişi şirket, ticaret sicil kaydı, vergi levhası vb. delillerin yanı sıra faturalara dayanmaktadır. Borcun doğum tarihinden sonra düzenlenen faturalar ve sunulan diğer deliller her zaman temini mümkün belge niteliğindedir ve istihkak iddiasını kanıtlamaya elverişli değildir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı üçüncü kişi vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 21,15 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 401,60 TL'nin temyiz edenden alınmasına
18.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy