MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı ve davacı 3. kişi taraflarından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Dava, 3.kişi şirket tarafından İİK 96.maddesi gereğince açılan istihkak iddiasının kabulü istemine ilişkindir. Davalı alacaklı ...Turistik İşl. Tic. AŞ tarafından borçlu ...Tur Teks. Ürün San. Tic. AŞ'ne karşı ...1.İcra Müdürlüğü'nün 2010/422 Esas sayılı dosyasında yazılan talimat gereği, ... 1.İcra Müdürlüğü'nün 2008/750 talimat sayılı dosyası ile 27.05.2010 tarihinde yapılan haciz işleminin istihkak iddiası nedeni ile iptali istenmiştir. Mahkemece, borçlu şirket ile 3.kişi şirket arasında organik bağ bulunduğundan ve alacaklılardan mal kaçırmaya yönelik olduğundan davanın reddine karar verilmiş, kararın, davacı 3.kişi şirket vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nce, takip konusu borcun davacı 3.kişi şirket tarafından 21.10.2011 tarihinde ödenmesi nedeni ile davanın konusuz kalıp kalmadığı araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuştur. Bozma ilamına uyan Mahkeme, dosya borcu ödenerek icra dosyası infazen işlemden kaldırılmış olması nedeni ile dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı 3. kişi üzerinde bırakılmasına, 400 TL vekalet ücretinin davacı 3. kişi şirketten alınarak davalı alacaklıya verilmesine karar verilmiş, karar tarafların yüzüne karşı tefhim edildiğinden ve süresinde temyiz edilmediğinden 09.06.2012 tarihinde kesinleştirilmiştir. Gerekçeli kararın tebliği üzerine, davalı alacaklı vekili tarafından, kısa karar ile gerekçeli karar çelişkili olup kısa kararda vekalet ücreti ile ilgili hüküm kurulmadığından gerekçeli kararın tebliği ile vekalet ücreti yönünden temyiz etme hakkı doğacağından vekalet ücreti ve ferileri yönünden kararın bozulması talep edilmiştir. Bu temyiz istemi üzerine, katılma yolu ile davacı 3. kişi vekili tarafından, temyizin süresinde olmadığından reddine ilişkin kararın onanması ve aksi düşünce olur ise dava açılmasına sebebiyet vermediklerinden vekalet ücreti yönünden
.//..
2013/3798-2013/4715-2-
lehlerine karar verilmesi için temyiz edilmiştir. Mahkemece süresinde olmayan temyiz istemlerinin reddine karar verilmiş, karar davacı 3.kişi vekili ve davalı alacaklı vekili tarafından temyiz isteminin reddi kararının kaldırılması ve kendi talepleri gibi temyiz incelemesi yapılması için ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Mahkemece kısa kararda, dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kısa kararda vekalet ücreti ve yargılama gideri hakkında bir karar verilmeyerek gerekçeli kararda 400 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir. Mahkemece, davalı alacaklı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz istemi 14.12.2012 tarihinde ve davacı 3.kişi vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz istemi de yine mahkemece 20.12.2012 tarihinde ek kararlarla süreden reddedilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 24.06.2006 tarih ve 2006/21-198 Esas 2006/249 Karar sayılı ilamında; "Mahkeme kararına karşı yapılan davacı temyizi kısa kararın tefhiminden itibaren 8 gün içinde yapılmamış ise de, kısa kararın, HUMK'nun 388.maddesinde belirtilen hususların hepsini kapsamadığı görülmektedir. Bu nedenle Mahkemece tesis edilen temyiz dilekçesinin reddine dair kararın kaldırılması gerekmiştir" şeklinde karar verildiği görülmektedir.
Somut olayda alacaklı ve 3.kişi vekilleri, kararda vekalet ücretine hükmedildiğini gerekçeli kararın tebliği ile öğrendiklerinden vekalet ücretine yönelik temyiz istemi süresindedir. Bu nedenle; mahkemenin 14.12.2012 tarih ve 2012/288 Esas 2012/429 Karar ve 20.12.2012 tarih, 2012/288 Esas 2012/429 Karar sayılı temyiz isteminin reddine ilişkin kararların oybirliğiyle kaldırılmasına karar verildikten sonra işin esasına ilişkin temyiz incelemesine geçildi;
1-) Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı 3. kişi vekilinin temyiz itirazının REDDİNE,
2-) Davalı alacaklı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının incelenmesine gelince; Mahkemece, dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, peşin harcın mahsubu ile artan 1.524 TL harcın talebi halinde davacıya iadesine, davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 400 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı alacaklıya verilmesine karar verilmiştir.
İstihkak davaları Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 11.maddesi 4.fıkrası son cümlesi gereğince nispi vekalet ücretine tabi davalardan olup, alacak miktarı ile haczedilen malların değerinden hangisi az ise o değer üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre nispi avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 19.02.1997 gün ve 1996/15-756 Esas 1997/76 Karar sayılı kararı). Bu durumda Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 6. maddesinde, anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul ve sulh nedenleriyle delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce giderilirse, tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, karar gereğinin yerine getirilmesinden sonra giderilirse tamamına, hükmolunacağı belirtilmiştir. Somut olayda uyuşmazlık delillerin toplanmasına ilişkin ara kararının yerine getirilmesinden sonra giderildiğinden haciz konusu malın değerinden daha az olan takip konusu alacak miktarı 44.302,68 TL üzerinden davalı alacaklı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde maktu olarak belirlenip eksik vekalet ücretine hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Karar bu nedenle bozulmalıdır.
.//..
2013/3798-2013/4715-3-
Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı 3.kişi vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 01.04.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.