MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Davacı alacaklı Türkiye Halk Bankası A.Ş. vekili, ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında ...İcra Müdürlüğü'nün 2009/254 talimat sayılı dosyası ile yapılan 27.07.2009 tarihli hacze konu menkullerin borçlu şirkete ait olduğunu belirterek davanın kabulü ile üçüncü kişi şirketin istihkak iddiasının reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı üçüncü kişi şirket vekili, icra takibinin takip alacaklısı ve borçlu tarafından muvazaalı (danışıklı) olarak başlatıldığını, borçlunun adresinin bildirilmesine rağmen borçlu adresinde hiçbir işlem yapılmadığını, alacaklı vekilinin borçlular vekili olarak üçüncü kişi hakkında iki ayrı takip dosyasında icra takibi başlattığını, mahcuzların mülkiyetinin üçüncü kişiye ait faturalı eşyalar olduğunu belirterek, davanın reddi ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu ..., mahcuzların borçlu şirkete ait olduğunu bildirerek davayı kabul etmiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; “davacının sunduğu faturaların gerçekliğinin ve mahcuzlara uygunluğunun belirlendiği, takip alacaklısı vekilinin aynı zamanda borçlu vekili iken istihkak davasının yargılaması aşamasında borçlu vekilliğinden istifa ettiği, borcun kabul edilerek üçüncü kişi adresine hacze gidildiği” gerekçesi ile davanın reddi ile, üçüncü kişi yararına tazminata hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı alacaklı ve davalı üçüncü kişi şirket vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 17.Hukuk Dairesince, davalı üçüncü kişinin temyiz itirazlarının reddine ve davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak verilen kararın bozulmasına karar verilmiştir. Bozma ilamına uyan Mahkemece, dosyaya sunulan faturaların haczedilen mallara ait olduğu tespit edildiğinden ve dosyada aksine bir delil bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş, son karar davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının İİK’nun 99.maddesi gereğince açtığı, üçüncü kişinin istihkak iddiasının reddi istemine ilişkindir.
Dava konusu edilen Sivrihisar 1.İcra Müdürlüğü tarafından talimat gereği yerine getirilen 27.07.2009 tarihli haciz tutanağında, haciz yapılan yerin açık adresi tam olarak gösterilmemiştir. Esas icra dosyasından yazılan haciz talimatında ise borçlu şirketin takip adresi olarak ... adresi gösterilmiştir. Bu durumda, Mahkemece, davanın esasına yönelik bir karar verilmeden önce, dava konusu haczin yapıldığı yerin borçlu şirketin takip adresi olup olmadığı ve gerektiğinde hacze katılan icra memurunun tanıklığı ile belirlenerek, İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin kimin yararına olduğunun tespiti ile sunulan delillerin de buna göre değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi tarafından önceki karar bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen bozma ilamı gereğince yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan sadece haczi yapan icra memurunun yazılı beyanına başvurularak aynı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece eksik inceleme ile toplanan delillere göre hüküm kurulması doğru değildir. Dava konusu yapılan haczin yapıldığı adres, borçlu şirketin takip adresi ise İİK'nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olduğu kabul edilmelidir. Bu durumda ispat yükü altında olan üçüncü kişinin iddiasını kanıtlaması gerekir. İstihkak iddiasında bulunan üçüncü kişi şirketin, dosyaya sunduğu faturaların, yasadaki karinenin aksini kanıtlamaya elverişli olup olmadığı araştırılarak, buna yönelik olarak dava ve takip dışı ... Otomotiv Mühendislik Ltd. Şti. ve üçüncü kişi şirketin ticari kayıtları üzerinde konusunda uzman bilirkişi aracılığı ile etraflıca inceleme yaptırılarak, neticede faturaların dip koçanları sorularak, sunulan faturaların gerçek olup olmadığı belirlenerek ve faturaların gerçek olduğunun belirlenebilmesi halinde ise yine konusunda uzman bilirkişiler refakatinde yerinde yapılacak inceleme ile haczin tam olarak nerede yapıldığının ve faturaların dava konusu mahcuzlara uyup uymadığı hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde ayrıntılı olarak belirlenmelidir. Ayrıca davacı üçüncü kişi şirketle, borçlu şirketin ilk kuruluş tarihlerinden itibaren merkez ve şube adresleri, varsa adres değişiklikleri, borçlu ve üçüncü kişi şirketlerin kurucu ortakları ile diğer tüm ortakların ve şirket yetkililerinin net bir biçimde belirlenebilmesi için ilgili ticaret sicil memurluğundan buna ilişkin kayıtların getirtilerek şirketler arasında organik bağ olup olmadığının açıkça saptanması gerekir. Dosyaya sunulan 26.02.2008 tarihli ticaret sicil gazetesinde borçlu şirketin merkez adresi olarak ... adresinin yazılı olduğu ve haciz tutunağındaki adresin de ... Mevkinde açık arazide bir atölye" olduğunun ...İcra Müdürlüğü'nce bildirilmesi de gözönüne alınarak uyulmasına karar verilen Yargıtay 17.Hukuk Dairesi'nin bozma ilamında belirtilen hususlar da eksiksiz yerine getirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Belirtilen tüm bu hususlar dikkate alınmadan eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak bozma ilamı gerekleri yerine getirilmeden ve ayrıca HMK 297/c maddesine de aykırı olarak, tarafların iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepler de gerekçeli karara yazılmadan ve sonucu nasıl varıldığı anlaşılamayacak şekilde hüküm kurulması da doğru olmadığından kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nun 366 ve HUMK.nun 428 maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 29.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy