MAHKEMESİ:Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Katkı payı alacağı
... ile ... aralarındaki katkı payı alacağı davasının kabulüne dair ... 5. Aile Mahkemesi'nden verilen 22.12.2011 gün ve 473/1334 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile Usul ve Kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve aşağıda dökümü yazılı 519,00 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 2.644,90 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına, 14.05.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Davacı vekili, müvekkili ile davalının 31.08.1999 tarihinde evlendiklerini, bu evlilikten müşterek çocuklarının olmadığını, davalının eşine karşı sevgi ve saygıdan uzaklığı,
ilgisizliği ve aile içi yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle ortak hayat çekilmez hale geldiğinden tarafların boşandıklarını, evlilik birliği devam ederken bedelinin büyük bir kısmı davacı tarafından ödenerek üçüncü kişiden davalı adına 6554 ada 1 nolu parseldeki A blok, ikinci kat, l/36 arsa paylı, 5 nolu bağımsız bölümün satın alındığını, satış bedelinin bir kısmının ise evlilik birliği devam ettiği süre içerisinde ödendiğinden fazlaya dair hakları saklı kalmak koşuluyla şimdilik 50.000,00 TL'nin davacının katkı ve katılım payı olarak davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf savunmasında özetle; davalının Almanya'da doğup büyüdüğünü, davacı ile görücü usulü evlendiğini, davacının herhangi bir işinin olmadığını, dava konusu taşınmazın vekil edeninin annesi ve babası tarafından hibe edildiğini, satış vaadi sözleşmesinde sözü edilen 12.000,00 Euro'nun davacının annesi ve babası tarafından ödendiğini, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, bilirkişi tarafından taşınmazın rayiç değeri olarak belirlenen 92.317,00 TL'nin yarısı olan 46.317,00 TL katılma alacağı yönünden davanın kabulüne, bu bedelin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Hüküm süresi içerisinde davalı vekili tarafından dilekçesinde yazılı nedenlerle temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller tüm dosya kapsamından; dava dilekçesinde sözü edilen ve haricen düzenlenen satış vaadi sözleşmesine göre satış vaadini kabul eden ... (eşi ... adına) konusu 6554 ada 1 nolu parselde ... adına kayıtlı 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'na göre kat irtifakı tesis edilmiş, A blok 2. kat 1/136 arsa paylı 5 nolu bağımsız bölümün 29.01.2002 tarihinde ... vekili Ahmet Kartal tarafından tarafların karşılıklı anlaşarak satışı yapılmıştır yazılıdır. Anlaşma maddeleri ayrıca belirlenmiştir. Tapu kaydı fotokopisi getirilmiştir. 09.03.1998 tarihinde 1/136 paylı olarak Derviş kızı ... adına tapuda tescilli iken, 20.02.2003 tarihinde ... adına satış yoluyla tescilinin yapıldığı görülmüştür.
Hemen belirtmek gerekir ki, üçüncü kişi adına tapuda kayıtlı olup, eşlerden birisinin diğeri adına bedelini bizzat ödeyerek tapu memuru huzurunda satın alınan taşınmazlarla ilgili işlem kural olarak gizli bağış niteliğindedir. Söz konusu olayın doğruluğunu yukarıda sözü edilen ve haricen 29.01.2002 tarihinde düzenlenen taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesi de doğrulamaktadır. Dava dilekçesinin kapsamından da bu durum anlaşılmaktadır. Tarafların açıkça gizli bağış olup olmadığını iddia etmeleri ya da savunmalarına veya açıklamalarına gerek yoktur. HUMK.nun 74 ve 76. maddeleri uyarınca olayları bildirmek taraflara hukuki niteleme hakime aittir. Somut olayda, gizli bağış söz konusu olup davacının davasının reddine karar vermek gerekirken yazılı gerekçelerle kabul kararı verilmesi ve söz konusu kararın dairenin çoğunluğu tarafından onanması biçiminde tecelli eden görüşlerine katılmam olanaklı değildir.
Açıkladığım nedenlerle, yerel mahkeme kararının bozulma gerektiği kanaatindeyim. Bu sebeplerle, Dairenin sayın çoğunluğunun görüşlerine katılmıyorum. 14.05.2013
Full & Egal Universal Law Academy