MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Şikayetçi borçlu vekili, alacaklı tarafından başlatılan taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile takibe ilişkin ödeme emrinin borçlu firmanın ...Ticaret Sicil Memurluğu'nda kayıtlı, " ... adresine gönderildiğini, adreste aktif olarak faaliyette bulunmasına rağmen tebligatın iade edildiğini ve TK'nun 35. maddesine göre tekrar tebligat yapıldığını, yapılan tebligatın usulsüz olduğunu, bu nedenlerle TK 32. maddesi gereğince 09.02.2012 tarihinin tebliğ tarihi olarak düzeltilmesine, icra dairesine yapılan itiraz neticesinde takibin durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 35/4. maddesinde "Daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, tüzel kişiler bakımından resmi kayıtlardaki adresleri esas alınır ve bu madde hükümleri uygulanır" hükmüne yer verilmiştir. Aynı kanunun 23. maddesinin 19/03/2003 gün ve 4829 sayılı Kanunla yapılan değişik 9. bendi gereğince ise "Tebliğ evrakı kime tebliğ edilmişse onun imzası ile tebliğ memurunun adı, soyadı ve imzasının bulunması" tebliğ evrakında bulunması zorunlu unsurlardandır. (HGK'nun 08/10/2008 tarih, ... Esas, 2008/574 Karar).
Somut olayda borçlu şirkete ilk gönderilen ödeme emri tebligat evrakının incelenmesinde; tebligat adresi ticaret sicil adresi olsa bile tebliğ memurunun ad ve soyadının yazılı olmadığı görülmekte olup, bu haliyle de Tebligat Kanunun 23/9. maddesi gereğince tebliğ işlemi usulsüzdür. Bu durumda Tebligat Kanunu'nun 35/4 maddesine göre tebliğ işlemi gerçekleştirilemez. Açıklanan nedenlerle şikayetin kabulü gerekirken yazılı gerekçe ile reddi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 29.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.