MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Mirasçılık belgesi istemi
... tarafından açılan mirasçılık belgesi istemi davasının reddine dair ... /... Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 28.12.2012 gün ve 125/211 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili dava dilekçesinde, vekil edeninin eşi olan muris ... 'nın 02.09.2011 tarihinde vefat ettiğini, murisin ... 5.Noterliği'nden düzenlenme, 19.01.2006 tarih ve 419 yevmiye numaralı vasiyetname ile terekesinde bulunan Türkiye Cumhuriyeti hudutları dahilinde olup, sahibi ve hissedarı olduğu ve bu tarihten sonra olacağı bilimum gayrimenkulleri ile Türkiye Cumhuriyeti hudutları dahilinde bulunan bilimum banka şubelerindeki vadeli, vadesiz, döviz ve her çeşit hesaplarındaki paralarını faizleri ile birlikte tamamını vefatından sonra vekil edenine kalmasını vasiyet ettiğini, söz konusu vasiyetnamenin ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 28.12.2011 tarih ve 2011/1845 Esas-2011/2059 Karar sayılı kararı ile açılarak okunduğunu, bu vasiyet gereğince tapuda işlem yapılabilmesi ve davacı adına vasiyete konu taşınmazların tescil edilebilmesi, bankalardaki paraların vasiyet alacaklısı vekil edenine intikali için TMK'nun 598/2. maddesi gereğince vekil edeninin atanmış mirasçı veya vasiyet alacaklısı olduğunu gösterir belge verilmesi için müracaat etme zorunluluğu doğduğunu açıklayarak muris ... 'nın ölüm tarihini, yasal mirasçılarını ve miras hisselerini ve vekil edeni ...'nın vasiyet alacaklısı (atanmış mirasçı) olduğunu gösterir verasetin hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep etmiş, 28.12.2012 tarihli oturumda alınan beyanında; murisin tüm malvarlığını vekil edenine vasiyet etmiş olduğundan vekil edeninin atanmış mirasçı olduğunun tespitini ve buna dair mirasçılık belgesi verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir.Mahkemece, davacının atanmış mirasçı kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, muayyen mal vasiyet alacaklısı belgesi verilmesi istemine ilişkindir.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 598. maddesinin birinci fıkrası hükmünde, başvuru üzerine yasal mirasçı oldukları belirlenenlere Sulh Mahkemesince mirasçılık sıfatlarını gösteren bir belge verileceği, aynı maddenin ikinci fıkrası hükmünde de, mirasçı atamaya veya vasiyete ilişkin ölüme bağlı tasarrufa mirasçılar veya başka vasiyet alacaklıları tarafından bir ay içinde itiraz edilmediği taktirde lehine tasarrufta bulunulan kimseye de atanmış mirasçı veya vasiyet alacaklısı olduğunu gösteren bir belge verilmesinin gerektiği açıklanmıştır.Somut olaya gelince; miras bırakan ... ... 5.Noterliği'nden düzenlenen, 19.01.2006 tarih ve 419 yevmiye numaralı vasiyetname uyarınca, davacıyı Türkiye Cumhuriyeti hudutları dahilinde olup, sahibi ve hissedarı olduğu ve bu tarihten sonra olacağı bilimum gayrimenkulleri ile Türkiye Cumhuriyeti hudutları dahilinde bulunan bilimum banka şubelerindeki vadeli, vadesiz, döviz ve her çeşit hesaplarındaki paralarını faizleri ile birlikte tamamı yönünden mirasçı atamıştır. Davacı vekili 28.12.2012 tarihli oturumda alınan beyanında; murisin tüm malvarlığını vekil edenine vasiyet etmiş olduğundan vekil edeninin atanmış mirasçı olduğunun tespitini ve buna dair mirasçılık belgesi verilmesini talep etmişse de; olayları açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme Hakime ait olduğundan (HMK.m.33). davacı vekilinin vasiyet sonrası vekil edenine kalan taşınmazların ve bankalardaki paraların intikalini yaptırabilmek için vekil edeninin vasiyet alacaklısı olduğunu gösterir belge istediği kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca mahkemece "çoğun içinde azı da vardır" ilkesi uyarınca istemin vasiyet alacaklısı belgesi verilmesi olduğu benimsenerek davacının muayyen mal vasiyet alacaklısı olduğuna ilişkin belge verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olmuştur.Davacı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve 24,30 TL peşin harcın istek halinde davacıya ödenmesine 30.10.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.