MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
... ve müşterekleri ile ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 24.03.2011 gün ve 74/36 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılar ... ve ... vekili, davalılar ..., , ..., ... ve ... tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar, dava konusu 137 ada 13, 15 ve 16 parsel sayılı taşınmazların kendilerine (pay sahibi olduklarını) ait olduğu halde kadastro sırasında davalılar adına tespit ve tescil edildiğini açıklayarak, uyuşmazlık konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile mirasbırakanları Dursun Koş'un mirasçılık belgesindeki payları oranında adlarına tapuya tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkemece, ispat edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 137 ada 13, 15 ve 16 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiştir. Hüküm, davalılar İrşat ve ... vekili ve davalılar ...,... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından, Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de; Mahkemenin bu görüşüne katılma olanağı bulunmamaktadır. Mahkemece, 24.12.2010 tarihli yapılan keşfe katılan teknik bilirkişiler ... tarafından davacının yer göstermesi üzerine çizilen 29.12.2010 tarihli bilirkişi raporu ve ekindeki krokiye göre, davacıların kendilerine ait olduğunu iddia ettikleri alanın krokide A, B, C ve D harfleri ile işaretlendiği, A harfi ile gösterilen alanın dava dışı 101 ada 3, B harfi ile belirtilen 1422,35 m2'lik bölümün dava konusu 137 ada 15 (37,43 m2'lik bölümü ise dava dışı 137 ada 14), C harfi ile işaretlenen 1396,04 m2'lik kısmın dava konusu 137 ada 16, D harfi ile gösterilen alanın dava dışı137 ada 18 sayılı parseller içerisinde kaldığı, 137 ada 13 parsel kapsamında istenilen bir bölüm bulunmadığı belirlenmiştir.
Öncelikle, HUMK'nun 74. ( HMK'nun 26.) maddesi uyarınca hâkim tarafların isteği ile bağlı olup ondan fazlasına ve başka bir şeye karar veremez. Az yukarıda açıklanan ve davacının yer gösterilmesiyle düzenlenen teknik bilirkişilerin rapor ve krokisine göre, 137 ada 13 parsel sayılı taşınmazda davacıların istekte bulundukları bir bölüm bulunmamaktadır. Hal böyle iken, Mahkeme'nin HUMK'nun 74. ( HMK'nun 26.) maddesine aykırı olarak, istek bulunmadığı halde 137 ada 13 parselin tapu kaydının iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Öte yandan, teknik bilirkişilerin rapor ve krokisinde, dava konusu 137 ada 15 ve 16 parsel sayılı taşınmazlarda istenilen bölümler işaretlenmiştir. Bu kapsamda, dava konusu taşınmazların tamamı bakımından istek olmadığı (dava dilekçesinde de taşınmazlarda payları olduğu açıklanmıştır), eş anlatımla anılan taşınmazlar kısmen uyuşmazlık konusu yapıldığı halde, nizalı taşınmazların tapu kayıtlarının tamamının iptali ile davacılar adına tescile karar verilmesi yine HUMK'nun 74. (HMK'nun 26.) maddesine aykırılık teşkil etmiştir.
Bunlardan ayrı; tapu iptali ve tescile ilişkin davalar, tapu sicilinde malik olarak gözüken gerçek kişi ya da tüzel kişiler aleyhine, gerçek kişilerin ölmesi durumunda ise yasal mirasçılarına yöneltilir. Az yukarıda açıklandığı üzere, 137 ada 13 parsel bakımından istek bulunmadığının kabulü gerekeceğine göre, davada husumet yöneltilen davalı ..., ... ve ... dava konusu 137 ada 15 ve 16 sayılı parsellerin tapu kayıt malikleri arasında bulunmadığından, anılan davalılar bakımından açılan davanın pasif taraf sıfatı yokluğundan (pasif taraf ehliyeti) reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar İrşat ve ... vekili ve davalılar ..., ... ve ...'un temyiz itirazlarının kabulüyle, usul ve yasaya aykırı bulunan hükmün, 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 137 ada 15 parsel sayılı taşınmaza ilişkin bozma nedenleri kamu düzenine ilişkin bulunduğuna göre bozma nedenlerinin hükmü temyiz etmeyen dava konusu 137 ada 15 parsel sayılı taşınmazda malik bulunan davalılar ... ve ...'na sirayet etmesine, bozma nedenine göre işin esasına yönelik hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 21,15 TL peşin harcın davalı ...'e, 21,15 TL peşin harcın davalı ... ve 18,40 TL peşin harcın Davalı ... ve Hüseyin'e iadelerine 18.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.