MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Alacaklı vekili tarafından, işçi alacaklarının tahsili amacıyla 04.06.2012 tarihinde ilamlı icra yolu ile takibe başlanmıştır.
Borçlu, İcra Müdürlüğü'ne başvurusunda ihtarın ertelenmesine karar verilmesi nedeni ile takibin durdurulmasını talep etmiş, İcra Müdürlüğü'nce 22.06.2012 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği, alacaklı vekilinin İcra Mahkemesi'nden söz konusu İcra Müdürlüğü işleminin iptalini talep ettiği anlaşılmıştır.
İİK.nun 179/b maddesi hükmü gereğince, iflasın ertelenmesi kararı üzerine borçlu aleyhine 6183 sayılı Kanuna göre apılan takipler de dahil olmak üzere, hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler de durur. Ancak 206. maddesinin birinci sırasında yazılı alacaklar için takip yapılabilir. İİK'nun 206. maddesi (A) bendi gereğince, işçilerin, iş ilişkisine dayanan ve iflasın açılmasından önceki bir yıl içinde tahakkuk etmiş ihbar ve kıdem tazminatları dahil alacakları ile iflas nedeniyle iş ilişkisinin sona ermesi üzerine hak etmiş oldukları ihbar ve kıdem tazminatları, birinci sıradaki alacaklar içinde yer almaktadır.
Bu maddede yazılı bulunan "iflasın açılmasından öceki bir yıl" ifadesiyle belirlenen sürenin; iflasın ertelenmesi halinde "erteleme kararının verildiği tarihten öceki bir yıl" olarak anlaşılması gerekir.
Somut olayda, takibe konu işçi alacağının tahakkuk tarihi 10.05.2012 (alacak ilamının karar tarihi) olup, 27.10.2011 tarihinde 1 yıl süreyle iflasın ertelenmesine karar verilmiştir. Takip konusu alacak iflasın ertelenmesi süresinde tahakkuk etmiştir. Yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre alacaklının İİK'nun 179/(b) -son maddesi gereği takip yapma ve devam etme olanağı mevcttur.
O halde Mahkemece şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 05.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy