MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
... (İş) Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 08.12.2011 tarih, 2010/214 Esas, 2011/397 Karar sayılı ilamına dayanılarak icra takibi başlatılmıştır. Borçlu vekili, takibe dayanak ilamdaki alacakların net olarak belirlenmesi ile bu net alacakların faizinin tespit edilmesi ve yıllık ücretli izin alacağına yasal faiz uygulanması gerektiğini belirterek, icra emrinin iptalini istemiştir. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi doğrultusunda toplam 7.666,17 TL asıl alacak ve işlemiş faiz yönünden icra emrinin iptaline karar verilmesi üzerine; hüküm, alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz oranları dava tarihi itibariyle Mahkeme tarafından resen, ..., ... ve Halk Bankası'ndan sorulduğu, ilamda bir kısım alacaklara ıslah tarihinden itibaren faiz uygulanmasına karar verildiği halde, ıslah tarihi belirlenerek, bankalardan ıslah tarihi itibariyle de mevduata uygulanan en yüksek faiz oranları sorulmadan, alınan cevaplar doğrultusunda eksik inceleme yapıldığı görülmektedir.
HGK'nun 20.09.2006 tarih ve 12-594/534 sayılı kararında da vurgulandığı üzere bu durumda Mahkemece yapılacak iş; tarafların bildirdikleri bankalardan hakkın doğum tarihleri olan dava ve ıslah tarihlerinden itibaren ayrı ayrı birer yıllık devreler halinde bankalarca mevduata fiilen uygulanan en yüksek faiz oranının sorulması ve hakkın doğum tarihlerinden takip tarihine kadar istenebilecek faiz miktarının bilirkişiye hesaplattırılması şeklinde olmalıdır. Bu ilkelere uygun olmayan ve Mahkeme'nin belirlediği bankaların faiz oranlarına göre hesaplama yapan bilirkişi raporu ile sonuca gidilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının açıklanan nedenle kabulü ile Mahkeme hükmünün yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m. 297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının ...liğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 14.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy