MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Takibin İptali
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Alacaklı vekili tarafından, borçlu aleyhine ... 7.İş Mahkemesi’nin 12.07.2011 tarih 2008-706 Esas-2011/452 Karar sayılı ilamına dayalı olarak ilamlı icra takibi başlatılmış, borçlu vekili şikayetinde; borçlu Şirket hakkında ... 6.Asliye Ticaret Mahkemesi'nce iflasın ertelenmesi davası kapsamında icra takibi yapılamayacağı yönünde tedbir kararı verildiğini, tedbirin halen geçerli olmasına rağmen alacaklı tarafından icra takibi başlatıldığını, takibe konu alacağın doğum tarihi itibariyle İİK 206/1 maddesi kapsamında rüçhanlı alacaklardan olmadığından takibin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, takibe konu alacağın iflasın ertelenmesi karar tarihinden önceki 1 yıldan daha önce tahakkuk ettiğinden İİK 206/1 gereği rüçhanlı alacaklardan olmadığı gerekçesiyle takibin iptaline karar verilmesi üzerine, hüküm, alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Şikayete konu ... 6.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/82 Esas-2012/23 Karar sayılı dosyasının ve takip dosyasının incelenmesinde; Mahkemece, 2010/65 esas sayılı dosya üzerinden yürütülen iflasın ertelenmesi davasının yargılaması sırasında 09.04.2010 tarihinde İİK’nun 206/1 maddesinde yazılı alacaklar hariç olmak üzere İİK 179. maddesine göre borçlu Şirket aleyhine yapılmış ve yapılacak icra takiplerinin durdurulmasına karar verildiği, yargılama sonucunda 28.07.2010 tarih 2010/434 Karar sayılı karar ile borçlu Şirketin 28.07.2010 tarihinden itibaren 6 ay süre ile iflasının ertelenmesine, dava sırasında verilen ve düzenlenen tedbirlerin aynen devamına hükmedildiği, anılan kararın temyiz edilmesi üzerine borçlu Şirket yönünden Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nce 20.12.2010 tarih 2010/11979-14548 Esas-Karar sayılı ilam ile bozulması üzerine, dosyanın yeniden yapılan yargılaması sonucunda; Mahkemece 19.01.2012 tarih 2011/82 Esas-2012/23 Karar sayılı kararı ile borçlu Şirketin bu tarihten itibaren 1 yıl süreyle iflasının ertelenmesine, tedbirlerin aynen devamına karar verildiği, alacaklının ise, bu tarihten önce 17.08.2011 tarihinde icra takibine başladığı görülmektedir.
İİK'nun 179/b maddesi hükmü gereğince, iflasın ertelenmesi kararı üzerine borçlu aleyhine 6183 sayılı Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere, hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler de durur. Ancak 206. maddesinin birinci sırasında yazılı alacaklar için takip yapılabilir. İİK'nun 206. maddesi (A) bendi gereğince, işçilerin, iş ilişkisine dayanan ve iflasın açılmasından önceki bir yıl içinde tahakkuk etmiş ihbar ve kıdem tazminatları dahil alacakları ile iflas nedeniyle iş ilişkisinin sona ermesi üzerine hak etmiş oldukları ihbar ve kıdem tazminatları, birinci sıradaki alacaklar içinde yer almaktadır. Bu maddede yazılı bulunan "iflasın açılmasından önceki bir yıl" ifadesiyle belirlenen sürenin; iflasın ertelenmesi halinde "erteleme kararının verildiği tarihten önceki bir yıl" olarak anlaşılması gerekir.
Somut olayda, ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce en son 2011/82 Esas-2012/23 Karar sayılı karar ile 19.01.2012 tarihinde borçlu şirket hakkında 1 yıl süreyle iflasın ertelenmesine karar verilmiştir. Takibe konu işçi alacağının tahakkuk tarihi (hakkın doğum tarihi) ilamın karara bağlandığı 12.07.2011 olup, 19.01.2012 tarihli iflasın ertelenmesi kararından önceki 1 yıllık dönem içinde kalmaktadır. Bu nedenle İİK'nun 206/1 maddesindeki rüçhanlı alacaklardan olduğunun kabulü gerekeceğinden, bu alacak için 17.08.2011 tarihinde takip açılmasında ve takibe devam edilmesinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır.
O halde; Mahkemece, şikayetin reddi gerekirken kabulü ile takibin iptaline karar verilmesi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK.m. 297/ç) ve İİK.nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 21.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy