MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İcra emrine itiraz
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Borçlu aleyhine ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 31.05.2012 tarih ve 2009/216 Esas 2012/272 Karar sayılı ilamına dayanılarak takip başlatıldığı, borçlu vekili İcra Mahkemesi'ne başvurusunda; ilamın ipotek bedelinin artırılmasına ilişkin olduğunu, eda hükmü içermediğinden ilamlı takip yapılamayacağını, eda hükmü içerdiği kabul edilirse önce İİK'nun 45. maddesine göre ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapılıp, ipoteğin karşılamadığı kısımlar için genel haciz yolu ile takip yapılabileceği gerekçesi ile takibin ve icra emrinin iptalini talep etmiştir. Mahkemece, ilamın ipotek bedelinin artırılmasına ilişkin kısmı eda hükmü içermediğinden bahisle davanın kısmen kabulü ile; İpotek bedeli 57.096,70 TL ile 16.091,88 TL faiz kısmı için takibin iptaline, diğer kısımlar için takibin devamına karar verilmesi üzerine, hüküm, alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 08.10.1997 tarih ve 1997/12-517 E. -1997/776 K., 22.03.2006 gün ve 2006/12-92 E.-2006/85 K.; 25.06.2008 gün ve 2008/12-451 E.- 2008/453 K. sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, i1amların infaz edilecek kısmı hüküm bölümüdür. Hükmün içeriğinin aynen infazı zorunludur. İcra Mahkemesi, ilamın hüküm fıkrasının aynen uygulanmasını denetlemekle görevli olup, ilamın infaz edilecek kısmını yorum yolu ile değiştiremez, ilavelerde bulunamaz.
Somut olayda; icra takibinin dayanağı olan ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 31.05.2012 tarih ve 2009/216 Esas 2012/272 Karar sayılı ilamının 2. fıkrasında ipotek bedelinin 57.096,70 TL'ye çıkarılmasına karar verildikten sonra "artırılan 57.096,70 TL üzerinden dava tarihi olan 25.05.2009 dan itibaren yasal faiz uygulanarak, davalı ...’dan alınıp, davacıya verilmesine” şeklinde faiz yönünden eda hükmü kurulmuştur. Bu durumda artırılan 57.096,70 TL matrah alınarak, belirtilen tarihten itibaren hesaplanacak yasal faizin icra takibine konu edilmesinde usul ve yasaya uygun olmayan bir yön bulunmamaktadır. Bu nedenle takibin faiz alacağına yönelik kısmına ilişkin şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken, bu yönden de takibin iptaline karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK.m. 297/ç) ve İİK.nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 21.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy