MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katkı payı alacağı ve katılma alacağı
Davacı-karşı davalı ... ile davalı-karşı davacı ... aralarındaki asıl davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karşı davanın ise reddine dair ... . Aile Mahkemesi'nden verilen 28.12.2012 gün ve 361/1035 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili duruşmasız olarak incelenmesi davacı ve karşı davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 18.06.2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı-karşı davacı ... vekili Avukat ... geldi. Başka kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı-karşı davalı ... vekili, tarafların 2003 yılında evlendiklerini, bu evliliklerinden çocukları bulunmadığını, tarafların ... . Aile Mahkemesinin 2007/733 Esas 2007/718 sayılı kararı ile boşandıklarını ve bu boşanma kararının 25.10.2007 tarihinde kesinleştiğini, tarafların evlilik birliği içinde edinilen malların paylaşımı konusunda anlaşamadıklarından bu davayı açtıklarını, tarafların önce davalı tarafa ait ... Mahallesi 37.sokaktaki evde oturdukları daha sonra bu taşınmazda müvekkilinin de katkısı ile tadilat, yenileme ve değiştirme işlemlerinin yapıldığını, değerinin 60.000 TL civarında iken yapılan tadilat sonucu 73.000 TL değer gösterilerek tapuda satışının gerçekleştiğini, bu bedel üzerine davacı tarafından 10.000 TL nakit, 10.000 TL kredi olmak üzere 20.000 TL daha ilave edilerek davaya konu ... İli ... İlçesi ... Mahallesi 1447 ada 1 parseldeki taşınmazın satın alındığını ve tapuda davalı adına tescil ettirildiğini, ayrıca evlilik birliği içinde ... plakalı aracın alındığını, bu aracın da davalı adına tescil edildiğini, bu aracın alınmasında davacının katkı yaptığını açıklayarak mal rejiminin tasfiyesine yönelik olarak fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkilinin katkı payı olarak 30.000 TL'nin boşanma davasının açıldığı 03.10.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, karşı davanın reddini savunmuştur.
Davalı-karşı davacı ... vekili, davalı kadının varlıklı bir ailenin kızı olduğunu,daha evlenmeden önce davalının annesinin kızına ev aldığını, davalının babasından da kendisine miras olarak bir dükkan, bir adet arsa ve bir adet devremülk bıraktığını, davalının dükkandan kira geliri elde ettiğini, dava konusu edilen taşınmazın davalıya annesi tarafından satın alınan başkaca bir taşınmazın satışından elde edilen parayla satın alındığını, fark olarak 14.000 TL ödendiğini bu nedenle davacı tarafın dava dilekçesinde iddia ettiği gibi 20.000 TL'lik katkının mümkün olmadığını, bankadan çekilen kredinin de evin satış bedelinde değil,eşya, dekorasyon ve başkaca ihtiyaçlarda kullanıldığını açıklayarak davanın reddini savunmuştur. Karşı davada ise; tarafların evlendiklerinde düğün, nişan merasimlerinde kadına takılan 16 bilezik, 5 adet tam altın, 40 çeyrek altın ve 1.000 TL tutarındaki nakit paranın düğünden sonra bozdurularak karşı davalının hesabına yatırıldığını, karşı davalının ... Bankası ... şubesindeki hesabı incelendiğinde meblağın ortaya çıkacağını, gerek takı ve paralardan gerekse sonraki birikimlerden elde etmesi gereken ancak karşı davalı hesabında tutulan paradan tasfiye alacağı olduğunu açıklayarak bu alacağa karşılık fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 4.000 TL tasfiye alacağının karşı dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile karşı davalı ...’ten tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, asıl davada; dava konusu ev yönünden davacının talebinin kabulü ile 20.000 TL'nin, davaya konu araç yönünden ise talebin kısmen kabulü ile 5.000 TL'nin karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla talebinin reddine, karşı davada ise davacının davasının reddine karar verilmesi üzerine hüküm esası bakımından davalı-karşı davacı ... vekili, avukatlık ücreti bakımından ise davacı-karşı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar 05.09.2003 tarihinde evlenmiş, 09.07.2007 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün 25.10.2007 tarihinde kesinleşmesiyle, mal rejimi sona ermiştir (TMK’nun 225/2.m). Başka mal rejimi seçildiği ileri sürülmediğine göre, eşler arasında evlilik tarihinden mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı tarihe kadar 4721 sayılı TMK'nun 202. maddesi hükmü uyarınca yasal “edinilmiş mallara katılma” rejimi geçerlidir.
Dava konusu ... 1447 ada 1 parseldeki 8 b kat 23 numaralı mesken (bilirkişi raporunda 60/23 numaralı ev) 26.8.2005 tarihinde ferdileşme ile ... adına tescil edilmiştir. Kooperatif belgeleri incelendiğinde davalı ...’in annesi Vildan tarafından kooperatif hissesi olarak 26.12.2004 tarihinde ...’dan satın alınarak 27.12.2004 tarihinde kızı ...’e devredildiği görülmektedir. Dava konusu ... plakalı araç ise 10.8.2004 tarihinde ... adına satın alınarak adına tescil edilmiş, 15.1.2008 tarihinde ise dava dışı gerçek kişiye satılmıştır. Alım tarihleri ve davacının iddiasına göre davacının isteğinin katılma alacağına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
Bu tür davalarda, eklenecek değerlerden (TMK'nun m. 229) ve denkleştirmeden (TMK'nun m. 230) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere edinilmiş malın (TMK'nun m. 219) toplam değerinden mala ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan artık değerin (TMK'nun m. 231) yarısı üzerinden (TMK'nun m. 236/1) tarafların kazanılmış hakları da dikkate alınarak katılma alacağının hesaplanması ve TMK'nun 227. maddesi hükümleri uyarınca; eşlerden biri, diğerine ait malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuş ise, tasfiye sırasında bu malda ortaya çıkan değer artışı için katkısı oranında değer artış payı alacağının belirlenmesi gerekir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, davalının annesi adına alınan iki adet kooperatif hissesinde karışıklık yaratıldığı iddia edilmiş ise de gelen kooperatif hisselerinin alımına ilişkin belgeler ve banka hesaplarına göre davalı ... adına ferdileşme ile tapuya tescil edilen dava konusu taşınmaza ait alım değeri ile davalının annesi ...’a ait hissenin alım değeri arasında hesaplamayı değiştirecek derecede fark bulunmamasına, hesaplamada ...’in kişisel malı niteliğindeki evin satışından gelen miktar çıkartıldıktan sonra kalan edinilmiş mal niteliğindeki değerin artık değer kabul edilerek karar tarihine en yakın sürüm değeri karşısında güncellenerek davacının katılma alacağı belirlendiğine, hükme esas alınan bilirkişi raporunun gerek taşınmaz gerek araçla ilgili hesap yöntemi usul ve yasaya uygun olduğuna, bu tür davalarda fedakarlığın denkleştirilmesi ve hakkaniyet kuralının da gözetilmesi gerektiğine, karşı davada talebin niteliği ve ziynet eşyalarının bozdurularak karşı davalı ...’e ait banka hesaplarına yatırıldığı ispatlanamadığına, mal rejiminin sona erdiği tarihte mevcut olduğu ispat edilemeyen mal varlığı ile ilgili mal rejiminden kaynaklanan alacak isteğinde bulunulamayacağına göre davalı-karşı davacı ... vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün esası bakımından ONANMASINA,
Davacı-karşı davalı ... vekili dava dilekçesinde harcını da yatırarak taşınmaz için 25.000 TL, araç için 5.000 TL olmak üzere toplam 30.000 TL alacak talebinde bulunmuştur. Mahkemece toplam 25.000 TL bakımından dava kabul edilerek fazla talebin reddine karar verildiğine, reddedilen 5.000 TL bakımından davada kendisini vekille temsil ettiren ... lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 600 TL. avukatlık ücreti takdiri gerekirken hatalı ve davacı-karşı davalı aleyhine olacak şekilde 1.800 TL avukatlık ücreti takdir edilmesi doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenle davacı-karşı davalı ... vekilinin avukatlık ücretine ilişkin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle, Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve aşağıda dökümü yazılı davalı-karşı davacıya ait 24,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna ve 24,30 TL peşin harcın da istek halinde temyiz eden davacı-karşı davalı ...'a iadesine,18.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy