.......
... ile ... aralarındaki mal rejiminin tasfiyesi davasının reddine dair .........verilen 13.12.2012 gün ve 19/736 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, dava konusu taşınmazın tarafların evlilik birliği içerisinde ortak birikimleri ile edinildiğini açıklayarak, nizalı taşınmaz yönünden mal rejiminin tasfiyesini ve bu kapsamda 100.000 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacı tarafça boşanma davası kapsamında eldeki istek yönünden talepte bulunulduğunu, sonrasında istekten vazgeçildiğini açıklayarak öncelikle kesin hüküm nedeniyle, bu kabul görmediği taktirde nizalı taşınmazın edinilmesinde davacının katkısının bulunmaması sebebiyle davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki boşanma davasında eldeki davadaki istek yönünden de talepte bulunulduğu; sonrasında davada, bu istekten vazgeçildiği, davalı tarafça vazgeçilmenin kabul edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; taraflar arasında görülen o yer Aile Mahkemesi'nin 2008/511 Esas ve 2009/66 Karar sayılı dava dosyasında, eldeki davanın davacısı; boşanma, nafaka, velayet, manevi tazminat ve eldeki davada uyuşmazlık konusu olan taşınmaz bakımından mal rejiminin tasfiyesi kapsamında 200.000,00 TL alacak isteğinde bulunmuştur. Yargılama sırasında davacı vekilinin imzaladığı 24.11.2008 tarihli tutanak başlıklı adi yazılı belgede davacı tarafından ........, hayırlı sabahlar. Sizden ricam tazminat davasını iptal edin. İstemiyorum. Ben eşimle bir anlaşma yaptım. Eğer vazgeçerse bile, hiç sorun değil, çünkü bir sene içinde tazminat davası açabiliyorum. Bir an önce boşanıp kurtulmak istiyorum..." şeklinde Avukatı ...'ya telefon mesajı atıldığı, bu talimat doğrultusunda 25.12.2008 tarihli yargılama oturumunda davacı vekilince, boşanma ve velayet dışındaki taleplerden müvekkili davacının talimatı doğrultusunda vazgeçtikleri açıklanarak 24.11.2008 tarihli tutanak dosyaya ibraz edilmiştir.........
Mahkemece, hüküm bölümünün 4. fıkrasında "davacı maddi taleplerinden vazgeçtiğinden bu konularda hüküm tesisine yer olmadığına" şeklinde hüküm kurulmuştur. Tüm bu açıklamalar kapsamında, davacı vekilinin mal rejiminin tasfiyesi kapsamındaki istekleri yönünden açıkça feragat (feragat tabiri geçmemektedir) ettiklerini açıklamasının bulunmaması, 24.11.2008 tarihli tutanak metninin eldeki davadaki istek yönünden feragat iradesi taşıdığı kabul edilemeyecek olması ve kesinleşen ........... sayılı kararında eldeki davadaki uyuşmazlık konusu bakımından hüküm tesis edilmemiş olması karşısında, davacı tarafın mal rejiminin tasfiyesi kapsamındaki alacak hakkından feragat ettiği kabul edilmez. Bu durumda, Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur. "Çünkü bir yıl içinde tazminat davası açabiliyorum" ifadesi, TMK'nun 178. maddesi uyarınca açılacak boşanmanın fer'i niteliğindeki haklar ve tazminatlarla ilgilidir. (TMK. m.174 gibi).
Hal böyle olunca, hükmün; toplanan ve toplanacak tüm deliller iddia ve savunma kapsamında birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi için bozulması gerekmiştir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre esasa ilişkin hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 07.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
.......