MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Davacı üçüncü kişi vekili, ... 1. İcra Müdürlüğü’nün 2010/5733 sayılı Takip dosyasında yapılan 06.10.2011 günlü hacze konu jeneratörün finansal kiralama sözleşmesi kapsamında borçlunun kullanımına bırakıldığını, ancak kira bedeli ödenmediğinden sözleşmenin feshedildiğini ve mülkiyetin üçüncü kişi şirkete ait olduğunu, haczi 19.03.2012’de öğrenerek istihkak iddiasında bulunduklarını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, istihkak iddiasının 7 günlük yasal hak düşürücü süre içinde açılmadığını, dava konusu jeneratörün mülkiyetinin borçluya geçtiğini davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur
Mahkemece toplanan delillere göre: “dava konusu taşınmazın satış işlemi sırasında istihkak iddiasında bulunulduğu, bu sırada teminat karşılığında takibin taliki (satışın durdurulması) kararı verildiği, dava konusu eşyanın finansal kiralama sözleşmesi kapsamında borçlunun kullanımına bırakıldığı, mülkiyetin üçüncü kişide olduğu, buna yönelik şikâyetin süresiz olarak ileri sürülebileceği“ gerekçesi ile davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. 6100 sayılı HMK’nun 33. maddesi uyarınca Türk hukukunu re’sen uygulamakla yükümlü olan hâkim, tarafların ileri sürdükleri maddi olay ve netice talepleri ile bağlı olup, onların hukuki nitelendirmesi ile bağlı değildir.
Mahkemece uyuşmazlık konusu başlangıçta istihkak olarak kabul edilip İİK’nun 97/11. maddesine uygun olarak genel hükümler dâhilinde basit yargılama usulü uygulanmışsa da; gerekçeli kararda 3226 sayılı Kanun’un 26. maddesine dayalı şikâyet başvurusu olarak nitelendirilmiştir. Oysaki dava dilekçesi içeriğindeki anlatımdan ve talep sonucundan uyuşmazlığın üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca ileri sürdüğü “istihkak iddiasına“ ilişkin olduğu kabul edilmelidir.
İstihkak iddiası, haczi öğrenme tarihine göre 7 günlük yasal hak düşürücü süre içinde İcra Müdürlüğü’nde ileri sürülmüş, dava da takibin taliki (satışın durdurulması) kararının tebliğinden sonraki 7 gün içinde açılmıştır.
Bu nedenle alacaklı vekilinin davanın yasal süresi içinde açılmadığı yönündeki temyiz itirazlarının ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Davacı üçüncü kişi, 21.03.2006 tarihli finansal kiralama sözleşmesine dayanmaktadır. Bu sözleşmenin eki niteliğindeki faturada belirtilen jeneratör marka ve model olarak dava konusu eşya ile aynı özellikleri taşımaktadır. Ne var ki haczedilen eşya 590 KVA; finansal kiralama sözleşmesi kapsamında kalan ise ... olarak görünmektedir.
Mahkemece, keşif ve bilirkişi incelemesi yapılıp mahcuzun finansal kiralama sözleşmesi kapsamında kalıp kalmadığı (motor gücü, varsa seri numaralarına bakılarak, vb.) yöntemince araştırılmadan eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı biçimde karar verilmesi hatalı olmuştur.
Kabule göre de; istihkak davasının kabulüne karar verilmesi halinde dava değeri üzerinden hesaplanacak nispi karar ve ilam harcı ile nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi isabetli değildir.
Davalı alacaklı vekilinin yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve
21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 08.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.