MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Borçlu vekili İcra Mahkemesi'ne başvurusunda, takip dayanağı ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin istirdat ilamının kendilerine tebliğ edilmediğini ve henüz temyiz talebinde bulunamadıklarını, yine alacaklının 6352 sayılı Yasa'nın 58. maddesi ile Değişik 2577 sayılı Yasa'nın 28'inci maddesinin (2) fıkrasına göre vekil eden idareye yazılı başvuruda bulunarak, alacağının ödenmesini talep edip, 30 günlük kanuni bekleme süresinden sonra ödeme yapılmaması halinde icra takibi yoluna başvurması gerekirken, bu hususda nazara alınmaksızın icra takibi başlatılmasının Usul ve Yasaya aykırı olduğundan bahisle takibin iptalini talep etmiştir.
Mahkemece, alacaklının İdareden ödeme talep etmeden, ilamlı icra takibi başlatmasının, 2577 sayılı Yasa'nın Değişik 28'inci maddesinin (2) fıkrasına aykırı olduğu gerekçesiyle takibin iptaline karar verilmiş, hüküm alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6352 sayılı Yasa'nın 58. maddesi ile Değişik 2577 sayılı Yasa'nın 28'inci maddesinin (2) fıkrasına göre "...konusu belli bir miktar paranın ödenmesini gerektiren davalarda hükmedilen miktar ile her türlü davalarda hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderleri, davacının veya vekilinin davalı idareye yazılı şekilde bildireceği banka hesap numarasına, bu bildirim tarihinden itibaren, birinci fıkrada belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde yatırılır. Birinci fıkrada belirtilen süreler içinde ödeme yapılmaması halinde, genel hükümler dairesinde infaz ve icra olunur..." Ancak 2577 sayılı Yasa'nın 1. maddesi uyarınca; " Danıştay, Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemeleri'nin görevine giren uyuşmazlıkların çözümü, bu Kanunda gösterilen usullere tabi..." olup, Yasa'nın 28/2. maddesindeki anılan değişikliğin Adli Yargı Mahkemeleri tarafından verilen ilamların infazında uygulanma olanağı bulunmamaktadır.
Bu durumda Mahkemece anılan yöndeki şikayetin reddi ile diğer şikayet nedeni incelenerek soucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ:Alacaklı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenle İİK'nun 366. ve HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 20.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy