MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine 17.03.2004 tarih 65 sözleşme nolu 2006 vade tarihli 2068-2100-2108-2109 ve 2121 nolu borç senetlerine dayalı olarak ilamlı icra takibine geçilmiş, borçlu vekili şikayetinde; sözleşmede kefil olarak ismi yer alan ... adı altındaki imzanın vekil edenine ait olmadığını, aksi kabul edilecek bile olsa kefaletten kaynaklanan sorumluluğunun sözleşmede yazılı 1.200,00 TL ile sınırlı olduğunu, kefilin temerrüde düşürülmeden faiz istenemeyeceğini açıklayarak, icra takibi ve ödeme emrinin iptali ile % 40'tan az olmak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine, hüküm, borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
17.03.2004 tarih, 65 nolu Kredi Genel Sözleşmesi'nin 9/1 maddesinde takip dayanağı ilam niteliğindeki borç senetleri sözleşmenin eki ve ayrılmaz cüz’i kabul edilmiş olup, şikayetçi, anılan sözleşmede kefil olarak yer almaktadır. 15.05.2007 tarihinde kabul edilip yürürlüğe giren 5661 sayılı ... ve Tarım Kredi Kooperatifleri tarafından kullandırılan Toplu Köy İkrazatı/Grup Kredilerinden Doğan Kefaletin Sona Erdirilmesi Hakkında Kanun'un 1/3. maddesi gereğince, kredi kullanmadığı halde borç senedini müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzalamış olanların kefalet sorumluluğu bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihte sona erer. İlgili Kanun 25.05.2007 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe girdiğinden şikayetçi kefilin sorumluluğu sona ermiştir. O halde; Mahkemece, şikayetçi hakkındaki takibin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK.m. 297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 21.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.