MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
... ile ... ve ... mirasçıları ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 31.10.2012 gün ve 510/645 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan ... mirasçıları ... ve müşterekleri tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 21.05.2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı ... vekili Avukat ... ve karşı taraftan davacı vekili Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... vekili, altı kişinin birleşerek toplam 4800 m2 yer aldıklarını, bu yerin 407 parsel olarak tapuda kayıtlı iken 2859 sayılı Yasa gereğince yapılan çalışmalar ile 2981 ve 3290 sayılı İmar Affı Kanunları gereğince yapılan şüyulandırmada dava konusu parselin 501 ada 23 sayılı parsel olarak belirlendiğini, vekil edeninin de alan altı kişi arasında olduğunu, taşınmazın 149/400 payının ..., 251/400 payının ise ... adına tapuda kayıtlı bulunduğunu açıklayarak her iki davalıya ait tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ..., 3.12.2008 tarihli yargılama oturumunda davayı kabul etmiştir.
Diğer davalı ... vekili, açılan davayı kabul etmediklerini, davacının tapuda malik olmadan ve geçerli bir alım satım akdi gerçekleşmeden arzın üzerine bina inşa ettiğini, bu geçersiz sözleşmeyi de vekil edeni ile yapmadığını, müvekkiline karşı böyle bir dava açılamayacağını, müvekkilinin taşınmaz üzerindeki hissesini dava dışı ... isimli şahıstan satın aldığını, aldığı tarihte arz üzerindeki yapıların kime ait bulunduğuna dair tapu kaydında herhangi bir şerh olmadığını, taşınmaz üzerinde bulunan binalardaki şahıslara iadeli taahhütlü mektupla yeni malik olduğunu, oturanların kiraları kendisine ödemelerini ihbarname ile bildirdiğini, hiçbir zaman da davacının inşaata devam etmesine muvafakat etmediğini açıklayarak davanın reddini savunmuştur.
Yargılama sırasında ilk karar sonrası ... vekili vekillikten çekilmiş, çekilme dilekçesinin davalı ...’e tebliği sırasında ...’in 8.12.2008 tarihinde öldüğü anlaşılınca, çekilme dilekçesi mirasçılarına tebliğ edilmiş, taraf teşkili tamamlanmıştır.
Mahkeme ilk kararında davanın kabulüne karar vermiş, ...’in temyizi üzerine Dairenin 17.5.2012 tarih 2011/4438 Esas 2012/4408 Karar sayılı ilamı ile taraf teşkilinin tamamlanarak ondan sonra toplanan delillere göre bir hüküm kurulması gerektiği gerekçesi ile bozulmuştur. Bozmaya uyularak taraf teşkilinin tamamlanması sonunda Mahkemece, davanın kabulü ile dava konusu ... İli Yıldırım İlçesi ...Mahallesi 501 ada 23 parselin davalılar ... ve ... adından iptali ile davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine hüküm ... mirasçıları ... ve müşterekleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesi ve dosya kapsamına göre davanın, haricen satın almayı ve kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Dairenin Bozma kararında da bu husus “dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik ve harici satın almaya dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil davasıdır” şeklinde vurgulanmıştır. Davacı bu hususta dosyaya 18.9.1992 tarihli harici satış sözleşmesi de sunmuştur. Mahkemece gerekçede ... lehine tapu kaydı dışında herhangi bir bulgu, bilgi ve zilyetlik belgelerine rastlanmadığı, davacı lehine ise satın alma sonrası zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu açıklanarak kabule karar verilmiş ise dayanılan sebep ve toplanan deliller karşısında bu kabulün yerinde olmadığı anlaşılmaktadır.
Öncesi 4800 m2 yüzölçümüne sahip 470 parsel olan dava konusu taşınmaz ...ve arkadaşları adına kayıtlı iken 4.8.1993 tarihinde satılarak 1/6 pay oranında paylı mülkiyet şeklinde ... ve dava dışı kişiler adına tescil edilmiştir. 11.2.1999 tarihinde 2859 sayılı Kanuna göre yapılan yenileme sonucu 501 ada 1 parsel numarasını alan taşınmazın aynı kişiler adına tescilinden sonra 31.3.2003 tarihinde ... adına olan 1/6 pay satış yoluyla davalı ... tarafından satın alınmış, 10.5.2007 tarihinde imar uygulaması sonucunda da dava konusu bölüm 501 ada 23 parsel numarasını alarak 109,91 m2 yüzölçümü ile 149/400 payı ... oğlu ..., 251/400 payı ise ... oğlu ... adına tapuya tescil edilmiştir. Davacı davada, davalıların taraf olarak yer almadıkları 18.9.1992 tarihli adi yazılı satış sözleşmesine dayanmıştır.
Görüldüğü gibi davacının haricen satın aldığı tarihte taşınmaz tapuda kayıtlı bulunmakta ve bu tarihte tapuda ... malik de değildir. ... tapuda pay satın alarak malik olmuştur. Tapuda kayıtlı taşınmazların harici satışı TMK'nun 706, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 237 (818 sayılı BK’nun 213.m), 2644 sayılı Tapu Kanunu'nun 26 ve 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 60 ve 89. maddeleri gereğince resmi şekilde yapılmadıkça hukuken geçerli bir sonuç doğurmaz ve satın alana herhangi bir hak bahşetmez. TMK'nun 706. maddesinde öngörülen resmi şekil bir ispat şartı olmayıp bir geçerlilik şekil şartıdır. Bu husus 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 237. maddesinde “Taşınmaz satışının geçerli olabilmesi için resmi şekilde düzenlenmesi şarttır” şeklinde açıklanmıştır. Bu nedenle davacı tarafın resmi memur önünde yapılmayan harici satış senedine değer verilemez ve buna dayalı olarak iptal ve tescil isteğinde bulunulamaz. Ancak hüküm tapuda 149/400 pay maliki ... oğlu ... tarafından temyiz edilmediğine göre bu pay yönünden hükmün bozulması mümkün değildir. Bu paya ilişkin kabul kararı kesinleşmiş durumdadır. 251/400 pay yönünden ise hüküm pay maliki ... oğlu ... mirasçıları tarafından temyiz edilmiş olup, Mahkemece bu pay bakımından davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın nitelendirilmesinde hataya düşülerek değişik gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... mirasçıları ... ve müştereklerinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı görülen hükmün tapuda ... oğlu ... adına kayıtlı 251/400 paya yönelik olarak 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK’nun 440/1. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 990,00 TL Avukatlık Ücreti'nin davacı ... alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalı ... mirasçıları ... ve müştereklerine verilmesine ve 21,15 TL peşin harcın da istek halinde temyiz edenlere iadesine, 21.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy