MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katılma alacağı
... ile ... aralarındaki katılma alacağı davasının reddine dair ... .Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 12.09.2012 gün ve 5/723 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde; 22 yıl önce evlenen tarafların 1990 yılında ... yerleştiklerini, 2010 yılında kesinleşen hükümle boşandıklarını, evlilik birliği içinde edinilen ve davalı adına kayıtlı bulunan 1276 ada 22 parsel üzerindeki 2 nolu bağımsız bölümün ortak gelir ve birikimlerle alındığını, taşınmaz üzerinde katılma alacağı bulunduğunu açıklayarak, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere keşif sırasında belirlenecek değerinin yarısının davalı taraftan alınmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın 1 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını, taşınmazın vekil edenin babası tarafından satın alınarak müvekkiline verildiğini açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın TMK.nun 178. maddesi uyarınca 1 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığı, ayrıca taşınmazın miras yoluyla davalıya kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre taraflar 22 yıl önce evlenmişler, 08.07.2007 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün 04.01.2010 tarihinde kesinleşmesi ile boşanmışlardır. Eşler arasındaki mal rejimi TMK 225/son maddesi gereğince boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiştir. Bu durum karşısında, eşler başka bir mal rejimini seçtiklerini ileri sürmediklerine göre, evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK.nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar 743 sayılı TKM.nun 170.maddesi uyarınca eşler arasında mal ayrılığı rejimi, 01.01.2002 tarihinden boşanma davasının açıldığı 08.07.2007 tarihine kadar 4722 sayılı Kanunun 10. maddesi gereğince, TMK'nun 202. maddesine göre edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir.
Dava dilekçesinin içeriği ile davacının yargılama aşamasındaki açıklamalara göre, dava konusu 1276 ada 22 parsel üzerindeki 2 nolu bağımsız bölüm, 06.12.2004 tarihinde satış yoluyla 1/2 oranında davalının anne-babası ... ve ... adına tescil edilmiş, 09.03.2009 tarihinde ... payının intikal görerek 3/16 oranında davalı ... adına tescil edilmiş, 11.03.2009 tarihinde pay birleştirmesi ile satış yoluyla babası Kamil Tatar adına tescil edilmiş, son olarak 25.04.2011 tarihinde satış suretiyle davalı ... adına tescil edilmiştir. Davacı vekili, ... adına kayıtlı payın esasen evlilik birliği
içerisinde alınan taşınmaz olup, o tarihte kayınpederi olan ... baskı ve ısrarı üzerine onun adına tescil edildiğini, boşanmadan sonra taşınmazın davalıya devredildiğini ileri sürerek istekte bulunmuştur.
Dava; 4721 sayılı TMK.nun 202 ve devamı maddeleri gereğince kabul edilen yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejiminden kaynaklanan ve TMK.nun 231, 232, 235 ve 236. maddeleri gereğince açılan katılma alacağı isteğine ilişkindir. Bu tür davalarda, eklenecek değerlerden (TMK. m. 229) ve denkleştirmeden (TMK.m.230) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere edinilmiş malın (TMK.m.219) toplam değerinden mala ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan artık değerin (TMK.m.231) yarısı üzerinden (TMK.m.236/1) tarafların kazanılmış hakları da gözetilerek taşınmazın tasfiye tarihindeki değeri dikkate alınarak (TMK. m.235/1) katılma alacağı belirlenmelidir.
Mahkemece, TMK.nun 178. maddesinde düzenlenen 1 yıllık zamanaşımı süresi geçtiği, taşınmaz üzerindeki payın miras yoluyla intikal ettiği açıklanarak yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş ise de Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.04.2013 tarih ve 2013/8-375 Esas, 2013/520 Karar sayılı kararıyla edinilmiş mallara katılma rejimi (katılma alacağı) bakımından TMK.nun 5. maddesi yoluyla 6098 sayılı TBK.nun 146.maddesinde yer alan 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanacağı öngörülmüştür. Daire tarafından da benimsenen bu görüş uyarınca, boşanma kararının kesinleştiği 04.01.2010 tarihinden davanın açıldığı 03.01.2012 tarihine kadar 10 yıllık zamanaşımı süresi henüz geçmemiştir. Bundan ayrı; her ne kadar taşınmaz üzerindeki 3/16 pay davalıya 09.03.2009 tarihinde intikal etmiş ise de, davacı tarafın iddiaları ve taşınmazın intikal durumları gözönünde tutularak tarafların evlilik birliği içerisinde edinilmiş mallardan olup olmadığının usulüne uygun olarak araştırılması ve toplanan deliller ışığında değerlendirme yapılıp sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yetersiz araştırma ve incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/1 maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 10.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy