MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Tescil
... ve müşterekleri, müdahil davacı ... ile ... ve ... aralarındaki tescil davasının açılmamış sayılmasına dair ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 25.03.2010 gün ve 233/348 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar ve müdahil davacı vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ..., dava konusu 768 parselin miras ve kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetlik hukuki nedenlerine dayanarak iptali ve adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Harcını yatırmak suretiyle davaya katılan ... vekili, dava konusu taşınmazı 21.10.2001 tarihli senet ile davacıdan satın ve devraldığını ileri sürerek vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Yargılamanın devamı sırasında davacı ...'ın ölmesi ile davaya katılan mirasçıları; miras bırakanlarının dava konusu taşınmazı ...'a sattığını, davayı takip etmeyeceklerini beyan etmişlerdir.
Davalılar ... ve ... vekilleri, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren 3 ay içinde yenilenmemiş olması nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Hükme karşı katılan ... ve ... mirasçıları davada vekilleri ile temsil edildiklerini, fakat vekillerinin ölümünden haberdar olmamaları nedeniyle davayı takip edemediklerini, vekilin ölümünü ise davanın açılmamış sayılmasına dair kararın tebliği ile öğrendiklerini açıklayarak (yenileme) eski hale getirme talebinde bulunmuş iseler de davacıların bu talepleriyle ilgili olarak mahkemesince olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiştir. Asli müdahil ve davacı ... mirasçıları; başka bir vekile vekalet vererek eski hale getirme talebiyle birlikte davanın açılmamış sayılması kararını temyiz etmişlerdir.
Davacı ... mirasçları 30.05.2006 tarihli celsede, davayı takip etmeyeceklerini beyan etmişlerdir. ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2004/263 Esas ve 2006/276 Karar sayılı kararıyla, ... mirasçıları yönünden davanın HUMK'nun 409. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hükmün gerekçe bölümünde ise katılan davacı ...'ın taraf sıfatının bulunmadığı belirtilmiş olup bu hüküm, ... mirasçılarına da usulüne uygun tebliğ edilmiş ise de bu hüküm sadece katılan
vekilinin temyizi üzerene Dairemizin 2006/7446 Esas ve 2007/272 Karar sayılı ilamıyla katılan ...'in harcını yatırarak bağımsız hak talebinde bulunduğu, delillerinin toplanıp değerlendirmesi gerektiği gerekçesiyle bozulması üzerine mahkemesince bozma ilamına uyulmuştur. Tüm bu açıklamalar karşısında haklarında ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2004/263 Esas ve 2006/276 Karar sayılı kararıyla davada, ... mirasçıları yönünden davanın HUMK'nun 409. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiş olup ... mirasçılarının bu kararı temyiz etmemeleri sebebiyle mirasçılar yönünden bu karar 14.11.2006 tarihinde kesinleşmiştir. Bu nedenle, eldeki davada taraf sıfatları kalmamıştır. Bu durumda, eldeki davada taraf sıfatı kalmayan davacı ... mirasçılarının temyiz isteklerinin taraf sıfat ve hukuki menfaat yokluğu sebebiyle reddine karar vermek gerekmiştir. Temyize konu ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2007/233 Esas ve 2010/348 Karar sayılı davanın açılmamış sayılması kararı davacı ... mirasçıları temyiz etme sıfatları olmadığında davacı ... mirasçıları ..., ..., ... ve ...'ın temyiz dilekçelerinin anılan gerekçeyle reddine karar vermek gerekmiştir.
Katılan ...'ın temyiz itirazlarının incelenmesinde ise katılan vekilinin Avukat ... olduğu, duruşmalara anılan vekilin girdiği, 25.03.2010 tarihli celseye davacı vekilinin katılmaması, davalı ... vekilinin de davayı takip etmeyeceği yönündeki beyanı nedeniyle HUMK'nun 409. maddesi gereğince işlemden kaldırıldığı ve 3 aylık yasal sürede yenilenmemesi nedeniyle de açılmamış sayılmasına karar verildiği, noksanın ikmali yoluyla tamamlanan Avukat ...'e ait nüfus kayıt örneğinin incelenmesinde, 30.11.2009 tarihinde öldüğü görülmüştür. Dosyanın işlemden kaldırılması ve davanın açılmamış sayılması, karar tarihlerinin vekilin ölüm tarihinden sonra olduğu, davanın açılmamış sayılması kararının davacılara tebliğinden önce, dosya kapsamında vekilin ölümüne ilişkin belge ve bilginin olmadığı sabittir. HMK'nun 95 (HUMK m. 166 ve devamı) ve devamı maddelerinde eski hale getirme talebi ve yolu düzenlenmiş olup vekilin ölümü ve bu ölüm olayının katılan davacı tarafından dosyanın işlemden kaldırılması ve 3 aylık yasal süre içinde öğrenilmemesi bakımından süresinde ileri sürülen ve ispatlanan haklı bir eski hale getirme sebebidir. Hal böyle olunca, davacının eski hale getirme isteminin kabulü ile yargılamaya devam olunup toplanan ve toplanacak tüm deliller iddia ve sav kapsamında birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir
Katılan davacı ... vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılar ve müdahil davacıya iadesine 20.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi
Full & Egal Universal Law Academy