......
... ile ... aralarındaki katkı payı alacağı davasının reddine dair........ verilen 19.12.2012 gün ve 209/1046 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, dava dilekçesinde; tarafların evli iken 2009 yılında boşandıklarını, davalı adına kayıtlı arsa vasfındaki 81 ada 7 parsel sayılı taşınmazın tarafların müşterek hesabındaki 210.000 USD ile satın alındığını, davacı kocanın taşınmazın alımına 1/2 oranında katkısı bulunduğunu, taşınmazın alımına yönelik bu katkısından başka babasının emekli ikramiyesi olan 70.000 ..... de taşınmaz için kullandığını açıklayarak fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 73.993,00 TL nin tasfiye tarihindeki değerinin tespitiyle yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 23.03.2012 tarihli, dilekçesiyle talebini 922.740,00 TL olarak ıslah etmiştir. Davacı vekili talebini bu şekilde ıslah ettikten sonra 05.12.2012 tarihli oturumda 461.370,00 TL ile sınırlamıştır.
Davalı vekili, davanın asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiğini, esasen aynı konuda davacı tarafından daha önceden açılan ve kesinleşen tapu iptali ve tescil davası bulunduğunu, taşınmazın edinilmesinde davacının katkısı bulunmadığını, taşınmazın satın alınmasından sonra taşınmaz için harcadığı iddia edilen paranın davacının da ortağı olduğu şirkete yapıldığını bildirmiş ve davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davacı ve davalının ortakları olduğu......... ile davalı arasında görülen tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin....... 2005/ 192 Karar sayılı dosyasında davanın reddine karar verildiği, söz konusu dava da davacının taşınmazın davalı kadına ait olduğunu kabul ettiğinden katkı payı alacağı talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar, 06.07.1996 tarihinde evlenmişler, 24.04.2008 tarihinde açılan boşanma davasının kabul edilmesi üzerine hükmün kesinleştiği 27.03.2009 tarihinde boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiştir. (TMK.nun 225/2). Eşlerin, evlendikleri tarihten 4721 sayılı TMK.nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (743 sayılı TMK.nun 170. maddesi), başka bir mal rejiminin seçtiklerini ileri sürmediklerine göre bu tarihten mal rejiminin sona erdiği, boşanma davasının açıldığı 24.04.2008 tarihine kadar yasal edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir. (4722 sayılı Kanunun m. 10, TMK.nun 202. m. ).
......
Dava dilekçesinin içeriği ve dava konusu taşınmazın 06.12.1999 olan edinme tarihine göre davacının isteği, 743 sayılı sayılı TKM'nin 170. maddesi gereğince taraflar arasında mal ayrılığı geçerli olduğu dönemde edinilen malvarlığına yapılan katkıdan kaynaklanan katkı payı alacağı isteğine ilişkindir. Dava konusu 81 ada 7 parsel sayılı taşınmaz 06.12.1999 tarihinde satın alma yoluyla davalı ... adına tescil edilmiş, 1/5 hissesi 10.12.2002 tarihinde davalının annesine ve kalan hissesi 06.02.2006 tarihinde dava dışı üçüncü kişiye satış yoluyla devredilmiştir.
Mahkemece, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmiş ise de, bu görüşe katılma olanağı bulunmamaktadır. Taşınmazın davalı adına satın alınmasından sonra davalı ile davacı ve davalının ortakları olduğu şirket adına şirket yetkilisi olarak davacı arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlenmiş olup arsa maliki olan davalının sözleşmeyi feshetmesi üzerine, davacı tarafından şirket yetkilisi sıfatıyla açılan tapu iptali ve tescil istekli dava da, ......Mahkemesi inşaatın tamamlanma yüzdesine göre şirketin tapu iptali ve tescil isteğinde bulunamayacağından davanın reddine karar vermiş ve karar Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiştir. Açıkça görüleceği üzere tapu iptali ve tescil istekli dava aynı taşınmaza ilişkinse de, tarafları aynı olmadığı gibi hukuki sebebi de aynı değildir. Anılan dava da, davacı taşınmazın davalıya ait olduğunu kabul etmiş ise de, taşınmazın edinilmesindeki katkısından kaynaklanan alacağından vazgeçmediği gibi bu husus yargılama konusu da yapılmadığından bu davanın eldeki dava için red sebebi olarak kabulü mümkün değildir.
Tanık beyanları, tapu kaydı ve dosyada bulunan ..... ..... şubesine ait 19.05.2012 tarihli yazıdan taşınmazın edinildiği 06.12.1999 tarihinde taraflara ait 3020760 nolu müşterek hesaptan 86.500 TL nin çekilerek taşınmazın edinilmesinde kullanıldığı saptanmış olup taşınmazın edinilmesine davacının müşterek hesaptaki paranın yarısı oranında katkıda bulunduğunun kabulü gereklidir. Her ne kadar davacı taraf taşınmazın alımından sonra babasına ait ait emekli ikramiyesinden taşınmaza 70.000 DM lik katkı yaptığını iddia etmiş ise de, bu katkı tarafların her ikisinin de ortak olduğu şirketin taşınmaz üzerindeki faaliyeti için yapılan ve mal rejiminin tasfiyesi içinde istenemeyecek genel hükümlere tabi alacaklardandır. Bu halde mahkemece müşterek hesaptaki paranın yarısı olan 43.250,00 TL' nin taşınmazın edinildiği tarihteki değeri olan 121.000,00 TL ye oranı ile taşınmazın dava tarihindeki değerinin çarpımı sonucu belirlenecek miktara katkı payı alacağı olarak karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüne, yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HUMK.nun 388/4.(HMK m.297/ç) ve 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire İlamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunabileceğine, 14.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
.....