MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Takibin iptali
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Şikayetçi borçlu, dayanak ilamın taşınmazın aynına ilişkin olması ve menfi tespit hükmü içermesi sebebiyle kesinleşmeden takip yapılamayacağından takibin iptaline karar verilmesini istemiştir
Mahkemece takip dayanağı ilamın taşınmazın aynına dair tapu iptal ve tescili davası olması nedeniyle kesinleşmeden takip yapılamayacağı gerekçesiyle takibin iptaline karar verilmiş, hüküm alacaklı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla yürürlükte bulunan HUMK’nun 443/4. maddesine (6100 s. HMK. m. 367/2) göre aile ve şahsın hukukuna ilişkin ilamlar ile taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar kesinleşmedikçe infaz edilemez. Takip dayanağı ilamda ''sözleşme öncesi tüketiciye bilgi formu verilmediğinden konut kredisi sözleşmesinin geçersizliğine, 51 nolu bağımsız bölümün davacıya satışına ilişkin taşınmaz alım satımına dair ön protokolün de kredi sözleşmesi geçersiz olduğundan geçersizliğine, 51 nolu bağımsız bölümün tapusunun iptaliyle, davalı ... Yatırım İnş. Tur. Müh. Hiz. Pet. ve Tic. A.Ş adına tapuya kayıt ve tesciline'' hükmedilmiştir. İlamda taraflar arasındaki konut kredi sözleşmesi ve taşınmazın satımına dair ön protokolün geçersizliği tartışılmış tapu iptal ve tescil kararı ise anılan kredi sözleşmesi ve taşınmazın satımına dair ön protokolün geçersizliğinin doğal sonucu olup, taşınmazın aynı tartışma konusu yapılmamıştır. Taraflar arasında gayrimenkulün aynıyla ilgili bir ihtilafın bulunmadığı ve davanın sözleşmenin iptalinden kaynaklı alacak davası niteliğinde olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda ilamın icra takibine konulabilmesi için kesinleşmesi gerekli olan ilamlardan olmadığından şikayetin reddi gerekirken yazılı gerekçeyle kabulü doğru olmamıştır.
SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca
HUMK'nun 388/4. (HMK m. 297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 11.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy