MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz edenler tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Davacı üçüncü kişi vekili, ... . İcra Müdürlüğü’nün 2012/1966 sayılı takip dosyasında yapılan 09.02.2012 günlü hacze konu menkullerin 45 adedinin üçüncü kişiye ait olduğunu, haciz adresinin ve mahcuzların borçlu ile ilgisinin bulunmadığını, işyeri kira bedellerinin üçüncü kişi tarafından düzenli olarak yatırıldığını, ... marka beyaz eşya bayisi olması nedeni ile zaman zaman borçlu ile mal alışverişi yapıldığını, alacaklının mahcuzların üçüncü kişiye ait olduğunu bilerek haczi yaptırdığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, dava konusu mahcuzların takip borçlusuna ait olduğunu, alacaklıdan kaçırmak için haciz adresindeki depoya götürüldüğünü, zaten üçüncü kişi ve Borçlu şirket ortakları arasında yakın akrabalık bağının bulunduğunu, mahcuzların üçüncü kişinin iştigal alanı ile bağdaşmadığını belirterek davanın reddini ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlular vekili, istihkak iddiasını kabul ettiklerini belirtmiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: “davacı ve borçlu Şirket ortaklarının yakın akraba olması, sunulan fatura ve diğer delillerin her zaman temini mümkün belgelerden olduğu, borçlu Şirketin 2011 ve 2012 yıllarına ait ticari kayıtlarını bilirkişi incelemesi için sunmadığı, istihkak iddiasının kanıtlanamadığı, tazminata ilişkin koşulların oluşmadığı“ gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili ile davalı borçlular vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı istihkak davası niteliğindedir.
İcra takip dosyası içeriğinden borçlunun, ... . Asliye Ticaret Mahkemesi’nde 2012/133 Esas sayılı dosya üzerinden menfi tespit davası açtığı anlaşılmaktadır. Ne var ki ilgili dosya getirtilip incelenmediği için takibe konu senetlerle ilgili olup olmadığı denetlenememektedir.
Oysa ki dava konusu haczin yapıldığı icra takibine konu senetler ile ilgili açılmış bir menfi tespit davası sonucunda verilecek karar icra takibinin, dolayısıyla haczin geçersizliği sonucunu doğurabilir. İstihkak davalarında geçerli bir haczin bulunması ise dava şartı olup taraflarca ileri sürülmese de Mahkemece yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmesi gerekir.
Takibin, dolayısıyla haczin geçersiz olduğu kesin hükümle belirlenirse istihkak davası konusuz kalacağı için karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek maktu karar ve ilam harcı ile yargılama giderlerinin ve alacak miktarı ile hacizli malların değerinden hangisi az ise onun üzerinden hesaplanacak nispi vekâlet ücretinin davanın açılmasına neden olan tarafa yükletilmesi gerekir.
Mahkemece ... . Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2012/133 Esas sayılı dava dosyası getirtilip incelenmeden ve dava konusu icra takibi ile ilgili açılmışsa sonucu bekletici mesele yapılmadan işin esasına yönelik yazılı biçimde karar verilmesi hatalı olmuştur.
2- Bozma neden ve şekline göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesi gerekli görülmemiştir.
SONUÇ : Davacı üçüncü kişi vekili ile davalı borçlular vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kabulüyle hükmün İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, 24.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy