MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Dava, 3.kişi tarafından İİK 96.maddesi gereği açılan istihkak iddiasının kabulü istemine ilişkindir. Mahkemece, istihkak davası açmak üzere İİK 99.maddesi gereğince alacaklıya süre verilmesine rağmen alacaklı bu süre içerisinde dava açmadığından 3.kişinin istihkak iddiasını kabul etmiş olduğundan, davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı alacaklı vekili ve katılma yolu ile davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 17.Hukuk Dairesi 7 günlük dava açma süresi dava açmak için süre verilen kararın tebliği ile başlayacağından ve bu hususta tebligat yapılmadığından dava açma süresi başlamayacağından istihkak iddiasının kabul edildiği anlamı taşımayacağından 3.kişinin dava açmasını engelleyen hüküm bulunmadığından davanın esası incelenerek sonucuna göre karar verilmesi ve kabule göre de alacaklı taraf verilen süre içinde dava açmaz ve 3.kişi süreden sonra dava açtığı takdirde hukuki yarar yokluğu nedeni ile davanın reddedilmesi ve takip konusu mahcuz malın değeri ile takip konusu alacak değeri hangisi az ise o değer üzerinden peşin nispi harç ve vekâlet ücreti takdiri gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak davalı alacaklıya verilen süre içinde davanın açılmamış olması ve davacı 3.kişinin 7 günlük süreden sonra istihkak davası açmasında hukuki yararı olmadığından davanın reddine karar verilmiş, karar davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, alacaklı ... Fabrikaları A.Ş. tarafından borçlu ... Makine Döküm Takımları Dekorasyon San. Tic. Ltd. Şti. aleyhine 76.886,09-TL alacak için ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden ihtiyati haciz kararı alındığını, ... İcra Müdürlüğü'nün 2010/3096 Esas sayılı dosyası ile 09.09.2010 tarihinde müvekkili Şirket, ... Dökümcülük Ticaret ve Sanayi A.Ş.'nin fabrika adresinde bulunan menkul malların haczedilerek ... yediemin olarak
bırakıldığını, haciz mahallinde Şirketin Muhasebe Müdürü ... haczedilen menkul mallar üzerinde ... Dökümcülük Ticaret ve Sanayi A.Ş.'nin rehin hakkı olduğunu belirterek Şirket adına istihkak iddiasında bulunduğunu, haczi yapan icra memurunun ... rehin hakkı olduğuna ilişkin beyanını haciz tutanağına geçirdiğini, icra memuru tarafından 09.09.2010 tarihinde haczedilen menkul mallar üzerinde müvekkili Şirket ... Dökümcülük Ticaret ve Sanayi A.Ş.'nin rehin hakkı mevcut olduğundan istihkak iddialarının kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Fabrikaları A.Ş. vekili, davanın süresinde açılmadığını, sürenin hak düşürücü süre olup davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacı 3.kişinin, borçluya ait malların haczi esnasında istihkak iddiasında bulunduğunu, bunun üzerine İcra Müdürlüğü'nün 21.03.2011 tarihli istihkak davası açması için 7 gün süre tanınması kararının alacaklıya 29.03.2011 tarihinde tebliğ edildiğini, ancak davacının bu 7 günlük süreyi beklemeden 21.03.2011 tarihinde dava açtığını, her ne kadar alacaklıya tanınan 7 günlük süre dolmadan 3.kişi davacı Şirket istihkak davası açmış ise de, dosyaya davalı alacaklı tarafından sunulan dilekçede davalı alacaklının kendisine tanınan 7 günlük süre içerisinde dava açmadığı anlaşıldığından, davalı alacaklıya İİK'nun 99. maddesine göre tanınan 7 günlük süreye rağmen dava açmaması durumunda davacı 3.kişinin bu sürenin geçmesinden sonra istihkak davası açmasında hukuki yararı olmadığından davanın reddine ve 5.090-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir. Takip hukukuna dayalı istihkak davalarının dinlenebilmesi için genel dava koşullarının yanı sıra özel bir dava ön koşulu olarak geçerli bir haczin varlığı gerekmektedir. Geçerli bir haczin bulunması dava şartı olup, Mahkemece yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmelidir.
Somut olayda, Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, dava konusu mallar 09.09.2010 tarihinde davacı 3.kişinin muhasebe müdürünün huzurunda haczedilmiş, muhasebe müdürü 3.kişi yararına istihkak iddiasında bulunmuş, alacaklı da istihkak iddiasına itiraz etmiştir. ... İcra Müdürlüğü'nce İİK.nun 97/1.maddesindeki prosedür işletilmiş, istihkak iddiası konusunda bir karar verilmek üzere dosya İcra Mahkemesine gönderilmiş ve ... İcra Mahkemesi'nce takibin devamına ilişkin olarak verilen 11.01.2011 tarihli karar 3.kişiye 15.03.2011 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davacı 3.kişi bu kararın tebliğinden itibaren 7 gün içinde 21.03.2011 tarihinde süresinde dava açmakla birlikte, aynı gün ... İcra Müdürlüğü'ne verdiği dilekçe ile dava açmak üzere alacaklıya süre verilmesini talep etmiştir. ... İcra Müdürlüğü, 3. kişinin bu talebini kabul ederek 21.03.2011 tarihli müdürlük kararı ile alacaklıya istihkak davası açması için 7 günlük süre vermiştir. Bu karar alacaklıya 29.03.2011 tarihinde tebliğ edilmiştir. Söz konusu bu kararın alacaklıya tebliğ edildiği 29.03.2011 tarihinden itibaren alacaklı tarafından 7 gün içinde veya sonrasında herhangi bir dava açılmamıştır. Bu durumda 21.03.2011 tarihinde henüz Mahkeme ve Müdürlük tarafından alacaklıya dava açması için herhangi bir süre verilmediğinden 3.kişinin bu tarih itibarı ile açtığı davasında hukuki yararı olduğu tartışmasızdır. Ancak, İcra Müdürlüğü tarafından alacaklıya dava açması için 21.03.2011 tarihinde verilen kararın alacaklı ... Fabrikaları A.Ş.'ne tebliğ edildiği 29.03.2011 tarihinden itibaren 7 gün içinde dava açılmamış olması nedeni ile 3.kişinin istihkak iddiası alacaklı tarafından kabul edilmiş olacağından haczin bu tarih itibari ile resen
kalktığı da gözönüne alınacağından ve artık geçerli bir haciz de kalmadığı için 3.kişinin açtığı istihkak davası konusuz kalmıştır. Bu maddi ve hukuki olgular karşısında Mahkemece geçerli bir haciz kalmadığından konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve dava konusuz kaldığından davacı 3.kişi lehine maktu vekalet ücreti verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
Davacı 3. kişi vekilinin temyiz itirazları açıklanan sebeplerle yerindedir. Kabulü ile hükmün İİK'nun 366. ve HUMK'nun 428 maddeleri gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 10.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy