......
... ve ... ile ... aralarındaki katılma alacağı davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair .......verilen 20.11.2012 gün ve 109/1055 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile Usul ve Kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve aşağıda dökümü yazılı 24,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 3.129,90 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına, 06.11.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
......
Davacılar vekili, dava dilekçesinde özetle; babaları ...’ın 19.08.2006 tarihinde davalı ile evli iken öldüğünü, dava konusu 107 nolu parseldeki A Blok 18 nolu daire ile davalı adına kayıtlı ....... plaka sayılı iki adet otomobilin bedelleri muris Erol tarafından ödenerek davalı adına satın alındığını, murisin yüksek gelirli olduğunu, davalının bir gelirinin bulunmadığını ve bu malları davalı ile evlilikten sonra davalının baskısı sonucu onun üzerine kayıt ettirdiğini açıklayarak öncelikle 34 BS 3269 plaka sayılı araç üzerine tedbir konulması, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere mal rejiminin tasfiyesi neticesinde davacılara düşen katılma alacağı ve değer artış payı sebebiyle murisin
........
ölüm tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka reeskont faiziyle birlikte şimdilik 20.000 TL değer artış payı / katılma alacağının davalıdan alınarak davacılara verilmesini ve yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davacılar vekili 20.01.2011 havale tarihli dilekçeyle ıslah talebinde bulunarak; dava değerinin 46.175 TL olarak düzeltilmesini, noksan harcın tamamlandığını ve bu bedele hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı taraf savunmasında özetle; davacıların açmış olduğu iş bu davanın alacak hükmünde olup, HUMK’nun 9.maddesi gereğince genel kurala tabi olduğundan.......etkili olduğu, ayrıca, tarafların miras bırakanının 19.08.2006 tarihinde öldüğünü, evliliğin ölümle son bulduğunu, herhangi bir boşanma davasının olmadığını, tüm bu nedenlerle mal rejimine ilişkin hükümlerin değil, miras hukukuna ilişkin hükümlerin göz önünde bulundurularak uyuşmazlığın çözümlenmesi gerektiği ve görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, ayrıca, davacıların aktif dava ehliyeti bulunmadığından bahisle davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, muris ...’ın 19.08.2006 tarihinde ölümü nedeniyle evlilik birliği içinde edinilen dava konusu 1007 parseldeki A Blok 18 nolu daire ile 34 BC 4774 plakalı araç ve ........plakalı araçlardan toplam 46.175 TL katkı payı alacağının karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içerisinde davalı vekili tarafından dilekçesinde yazılı nedenlerle bozma istekli olarak temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller, tüm dosya kapsamından; dosyada mevcut ......... 05.09.2006 tarih, 2006/1321-1105 Esas ve Karar sayılı Hasımsız veraset belgesine göre 1944 doğumlu ...’ın evli ve çocuklu olarak 19.08.2006 tarihinde ölümü ile mirasçısı olarak eşi ... (davalı) ve müşterek çocukları........ olma evlatları ... ve ...’ın ........davacı kişilerdir) kaldığı anlaşılmaktadır.Tapu kayıtları dosya içerisinde bulunmaktadır. 1007 parseldeki 10/440 arsa paylı A/4.kat 18 nolu bağımsız bölümün satış yoluyla tam mülkiyet üzere 04.05.2005 tarihinde ... adına tescilli olduğu görülmüştür. Bilirkişilerden rapor alınmıştır. Sair deliller dosya kapsamı içerisindedir. Uyuşmazlık dava dilekçesinde açıkça vurgulandığı üzere bedelleri muris tarafından karşılanmak suretiyle davalı adına alınan mesken ve otomobiller nedeniyle dilekçede ileri sürüldüğü üzere katılma alacağı değer artış payı sebebiyle bedel ve faize hükmedilip hükmedilmeyeceğinde toplanmaktadır.
Bilindiği üzere: davada ileri sürülen iddianın içeriğine ve davalının savunmasına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık miras bırakanın gerçekte bedelini bizzat ödeyip üçüncü kişiden satın aldığı taşınmazı ve otomobilleri mirastan mal kaçırmak amacıyla tapu sicilinde ya da trafikte/noterde tescili sırasında yarar sağlamak istediği kişi (davalı) adına kaydettirmesi hali gizli bağıştır.
Hal böyle olunca, miras bırakanın bedelinin bizzat ödeyerek üçüncü kişilerden davalı adına satın almış olduğu, gayrimenkul ve otomobiller için gizli bağış olması nedeniyle davanın tümüyle reddine karar vermek gerekirken yazılı olduğu üzere ve bilirkişi raporu dikkate alınarak hüküm kurulması doğru olmamıştır. Davalının temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerindedir, kabulüyle yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca bozulması gerekirken oyçokluğuyla formül onama şeklinde tecelli eden sayın çoğunluğun görüşüne katılmamız mümkün olmamıştır. Bu nedenlerle Yerel Mahkeme kararı bozulmalıdır kanaatindeyiz. 06.11.2013
......
Full & Egal Universal Law Academy