......
Sultan Bozca ile ... ve müşterekleri, ... aralarındaki katılma alacağı ve tescil davasının kısmen reddine ve kısmen kabulüne dair....... verilen 13.11.2012 gün ve 86/958 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, evlilik birliği içinde edinilen aile konutu niteliğindeki taşınmazın vekil edeninin rızası olmadan davalılardan .......kredi alacağı için bankaya ipotek edildiğini, banka borcunun borçlu tarafından ödenmesinden sonra aynı şirkete satış gösterilmek suretiyle devredildiğini, yapılan her iki işleminde muvazaalı olarak mal kaçırmak amacıyla gerçekleştirildiğini açıklayarak taşınmazın tapusunun iptaliyle 1/2 payın vekil edeni adına tesciline, mümkün olmadığı takdirde taşınmazın değerinin 1/2'sinin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. 14.05.2012 tarihli dilekçesiyle alacak talebini 125.000 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı ... vekili; taşınmazın şirketin ortaklarının rızasıyla teminat olarak gösterilmesinden sonra, davalının borcu nedeniyle elden çıkarılmak zorunda kalındığından davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davacının dava konusu taşınmazdan dolayı ayin isteme hakkı bulunmadığından tapu iptali ve tescil talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 125.000 TL katılma alacağının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller, tüm dosya kapsamından; taraflar, 03.09.1987 tarihinde evlenmişler, 01.05.2008 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin kararının 24.12.2010 tarihinde kesinleşmesi üzerine boşanmışlardır. Eşler arasındaki mal rejimi TMK 225/son maddesi gereğince boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiştir. Bu durum karşısında eşler başka bir mal rejimini seçtiklerini ileri sürmediklerinden evlilik tarihi olan 03.09.1987 tarihinden 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 ye kadar mal ayrılığı, ve bu tarihten boşanma davasının açıldığı 01.05.2008 tarihine kadar yasal mal rejimi olarak kabul edilen edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir.
Bilindiği üzere ve kural olarak TMK'nun 202 ve devamı maddeleri gereğince edinilmiş mallara katılma rejiminden kaynaklanan katılma alacağına ilişkin davalarda eklenecek değerlerden (TMK.m.229) ve denkleştirmeden (TMK.m.230) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere edinilmiş malın (TMK.m.219) toplam değerinden mala ilişkin
......
borçlar çıkarıldıktan sonra kalan artık değerin (TMK.m.231) yarısı üzerinden (TMK.m.236/1) tarafların kazanılmış hakları da dikkate alınarak katılma alacağının hesaplanması gereklidir. Somut olayda davacı terditli olarak açmış olduğu dava da öncelikle tapu iptali ve tescile karar verilmesini istemişse de, 07.03.1953 tarih ve 1953/8 Esas 1953/7 Karar sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararı uyarınca eşler arasındaki mal rejiminin tasfiyesi sonucunda oluşan hak şahsi bir hak niteliğindeki para alacağı olup ayin başka bir değişle mülkiyet hakkı istenilmeyeceğinden tapu iptali ve tescil isteğine değer verilemez.
Hal böyle olunca, TMK'nun 229 ve 230. maddeleri gereğince eklenecek değer veya denkleştirmeye tabi tutulacak borç bulunmamakla, taşınmazın belirlenen karar tarihine en yakın değerinin artık değer olarak kabulü ile aynı Yasa'nın 236. maddesine göre bu değerin yarısına katılma alacağı olarak karar verilmesi doğru olduğundan davacı vekilinin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve aşağıda dökümü yazılı 24,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna, 06.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
.....