MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katılma alacağı, eşya alacağı ve değer artış payı alacağı
... ile ... aralarındaki katılma alacağı, eşya alacağı ve değer artış payı alacağı davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair ... 8. Aile Mahkemesi'nden verilen 20.11.2012 gün ve 1319/1549 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile davalı vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde, özetle; 2004 yılında kaba inşaat halinde satın alınan taşınmazın vekil edenine ait emekli ikramiyesi ve ailesinin yardımı ile edinildiğini, dava dilekçesinde liste halinde sunulan müvekkiline ait ev eşyalarının davalıda kaldığını açıklayarak fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla ev için 10.000 ve eşyalar için 20.450 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili 06.10.2009 tarihli dilekçesiyle taşınmazın kaba inşaat şeklinde alımında ve sonradan içinin yapımında vekil edenin emekli ikramiyesi ile tüm birikimlerinin kullanıldığını açıklamıştır.
Davalı vekili; taşınmazın davalıya ait araç ve ... Mahallesi'nde bulunan evin satımından elde edilen para, bankadan çekilen 10.000 TL kredi ve davalının arkadaşlarından almış olduğu 10.000 TL borç olmak üzere toplam 122.500 TL'ye satın alındığını, davacının herhangi bir katkısının olmadığını bildirmiş ve davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının evin alımına kişisel malları ile katkı yaptığı ispatlanmadığından değer artış payı alacağı isteğinin reddine, edinilmiş mal niteliğindeki taşınmaz ve ev eşyaları için 32.310 TL ve 3.150 TL olmak üzere toplam 35.460 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Hükmün kabule ilişkin kısmı davalı vekili ve redde ilişkin bölümü ise davacı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller, tüm dosya kapsamından; taraflar 30.04.2002 tarihinde evlenmişler, 02.07.2007 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin kararın 22.06.2010 tarihinde kesinleşmesi üzerine boşanmışlardır. Eşler arasındaki mal rejimi TMK'nun 225/son maddesi gereğince boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiştir. Bu durum karşısında evlilik tarihinden boşanma davasının açıldığı 02.07.2007 tarihine kadar 4722 sayılı Kanun'un 10. maddesi gereğince, eşler başka bir mal rejimini seçtiklerini ileri sürmediklerinden TMK'nun 202. maddesine göre edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir.
Dava konusu 222 ada 16586 parsel 41 nolu bağımsız bölüm 09.07.2004 tarihinde üye olunan kooperatif vasıtası ile 24.02.2011 tarihinde ferdileşme yoluyla davalı adına tescil edilmiştir.
Evlilik tarihi, taşınmazın alım tarihi ve dava dilekçesindeki açıklamalara göre; davacı vekilinin talebi taşınmaz ve ev eşyası üzerindeki katılma alacağı ve değer artış payı isteğine ilişkindir. Katılma alacağına ilişkin davalarda, eklenecek değerlerden (TMK.m.229) ve denkleştirmeden (TMK.m.230) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere edinilmiş malın (TMK.m.219) toplam değerinden mala ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan artık değerin (TMK.m.231) yarısı üzerinden (TMK.m.236/1) tarafların kazanılmış hakları da dikkate alınarak katılma alacağının hesaplanması ve değer artış payı alacağı isteği yönünden TMK'nun 227.maddesi hükümleri uyarınca; eşlerden birinin, diğerine ait malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuş ise, tasfiye sırasında bu malda ortaya çıkan değer artışı için katkısı oranında değer artış payı alacağının belirlenmesi gerekir.
Somut olayda, davacı tarafından konuttan ayrılırken beraberinde götürüldüğü davalı tarafından usulüne uygun olarak ispatlanmadığından ev eşyalarının değerinin yarısı olan 32.310 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Davalı vekilinin buna ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, davacı vekili ile davalı vekilinin taşınmaza yönelik temyiz itirazlarına gelince; dava konusu taşınmaz, 2004 tarihinde, 122.500 TL'ye kaba inşaat halinde satın alınmış ve sonrasında inşaat mühendisi bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere taşınmaz üzerinde bir takım iyileştirmeler yapılmıştır. Banka hesabı, araç satım sözleşmesi ve tanık beyanlarından satın alma bedelinin 102.000 TL'sinin davalının evlilik öncesi kişisel malından karşılandığı ve bu halde ancak kalan miktar olan 20.000 TL'nin edinilmiş mal olduğu saptanmış olup yerel mahkemece bu miktarın satın alma bedeline oranı olan % 21,54 oranının edinilmiş mal olarak kabulü doğrudur. Fakat, taşınmazın satın alınmasından sonra yapılan iyileştirmelerin kim tarafından ne şekilde yapıldığı, davacının 2004 yılında işten ayrılması nedeniyle kendisine ödenen işçi alacaklarının bu iyileştirmeler de kullanılıp kullanılmadığı belirlenmeden sonradan yapılan iyileştirme bedeli olan 60.000 TL'nin taşınmazın karar tarihine en yakın tarihteki değerinden düşüldükten sonra kalan miktar üzerinden katılma alacağı hesabı yapılması doğru olmamıştır.
Öte yandan, davacı boşanma davası ile birlikte açmış olduğu katılma alacağı ve değer artış payı istemli davada ev için toplam 10.000 TL istekte bulunmuş olup HMK'nun 31. maddesi gereğince isteğinin hangi alacak için ne kadar olduğu açıklattırılmadan ve aynı yasanın 26. maddesine aykırı olacak şekilde talepten fazlasına karar verilmiş olması da doğru değildir.
Davalı vekili ve davacı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerindedir. Kabulüyle Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK.nun 388/4.(HMK m.297/ç) ve 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire İlamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya ve 530,00 TL peşin harcın da istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 05.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy