.......
... ile ... aralarındaki katkı payı alacağı ve tescil davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine dair........ verilen 24.04.2012 gün ve 849/386 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, vekil edeni ile davalının 1990 yılında evlenip 2008 yılında boşandıklarını, evlilik birliği içinde müşterek kazanç ile edinilen 291 ada 21 parsel ve 2420 parsel 22 numaralı bağımsız bölümün davalı adına tescil edildiğini açıklayarak 2420 parsel 22 numaralı bağımsız bölümün davalı üzerindeki tapu kaydının iptaliyle 1/2 payın vekil eden adına tesciline ve 291 ada 21 parsel için 20.000 TL katkı payı alacağının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı taşınmazların kendisi ve müşterek çocuklarının yardımı ile edinildiğini, davacının 10 yıldan beri çalışmadığını bildirmiş ve davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının tapu iptali ve tescil talebinin reddine toplam 3.500 TL katkı payı alacağının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar, 17.09.1990 tarihinde evlenmişler, 02.04.2007 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin kararının 17.04.2008 tarihinde kesinleşmesi üzerine boşanmışlardır. Eşler arasındaki mal rejimi TMK 225/son maddesi gereğince boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiştir. Bu durum karşısında eşler başka bir mal rejimini seçtiklerini ileri sürmediklerinden (4722 s.K. m.10) evlilik tarihi olan 17.09.1990 tarihinden 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 ye kadar mal ayrılığı (743 sayılı TMK.nun 170. m) ve bu tarihten boşanma davasının açıldığı 02.04.2007 tarihine kadar yasal mal rejimi olarak kabul edilen edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir.
Toplanan deliller, tüm dosya kapsamı, özellikle dava dilekçesinin içeriği, taraflar arasındaki evlenme tarihi ve 2420 parsel 22 nolu bağımsız bölümün edinme tarihi olan 18.01.2002 ve 291 ada 21 parselin edinme tarihi olan 17.06.1999 tarihine göre dava, 2420 parsel 22 nolu bağımsız bölüm yönünden 4721 sayılı TMK.nun 202 ve devamı maddeleri
........
gereğince kabul edilen yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejiminden kaynaklanan katılma alacağına ve 291 ada 21 parsel yönünden 743 sayılı TKM'nin 170. maddesi gereğince taraflar arasında mal ayrılığı geçerli olduğu dönemde edinilen malvarlığına yapılan katkıdan kaynaklanan katkı payı alacağı isteğine ilişkindir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, davacı vekili 2420 parsel 22 numaralı bağımsız bölümün davalı üzerindeki tapu kaydının iptaliyle 1/2 payın vekil edeni adına tescilini istediğine, 07.10.1953 tarih ve 1953/8 Esas 1953/7 Karar sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararı uyarınca eşler arasındaki mal rejiminin tasfiyesi sonucunda oluşan hak şahsi bir hak niteliğindeki para alacağı olup ayin başka bir değişle mülkiyet hakkı istenilmeyeceğine, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı vekilinin tapu iptali ve tescile ilişkin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün bu bölümünün ONANMASINA,
Ancak, davacı vekilinin 291 ada 21 parsel sayılı taşınmazdaki katkısına yönelik temyiz itirazlarına gelince; taşınmazın TKM.nin 170. maddesi gereğince eşler arasında mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde edinildiği dosya arasında bulunan tapu kayıtları ile saptanmıştır. Bu halde taraflar arasındaki bu uyuşmazlığın Borçlar Kanunu'nun genel hükümlerine göre çözüme kavuşturulması gerekmektedir. 743 sayılı TKM.nin yürürlükte olduğu; 01.01.2002 tarihinden önce eşler arasında yasal mal ayrılığının geçerli olduğu dönemde, karı ve kocanın diğerinden katkı payı karşılığında bir tazminat isteyebilmesi için mutlaka parasal veya para ile ölçülebilen maddi bir değer koymak suretiyle katkısının bulunması gerekir.
Somut olayda davacı ve davalının 1990 yılında evlendikleri, evlendikten bir süre sonra İstanbul'a taşındıkları, taşınmazın edinme tarihine kadar davacının dosyada bulunan sigortalı çalışmasının yanında kayıtsız olarak kendi yapmış olduğu müzik aletlerini ........... satarak gelir elde ettiği saptanmakla davacının taşınmazın edinilmesinde katkısının bulunduğunun kabulü gereklidir. Mahkemece kayıtsız olarak çalışılan bu süre içinde elde edilen gelir esas alınarak 818 sayılı BK'nun 42. maddesine göre bir miktar alacağa hükmedilmiş ise de, çalışmanın süresi ve bu süre sonunda davacının elde edilebileceği gelir araştırılmamıştır.
Hal böyle olunca mahkemece yapılacak iş: az yukarıda yapılan açıklamaların kapsamı gözetilerek öncelikle davacının bu şekilde çalışmasına hangi tarihte başladığı, hangi yıla ya da tarihe kadar devam ettiği hususları taraf tanıklarından sorularak açıklığa kavuşturulması, davacının yaptığını iddia ettiği müzik aletleri hususunda uzman bilirkişi görevlendirilerek dosya üzerinde yaptırılacak inceleme sonucunda, davacının günlük ve aylık kazanabileceği gelir belirlendikten sonra her birinin ayrı ayrı toplam gelirinden, tarafların sosyal statüleri ile konumlarına göre yapabilecekleri kişisel harcamaları ile davacı kocanın 743 sayılı TKM’nin 152. maddesi uyarınca evi geçindirme yükümlülüğü uyarınca yapması gereken harcamaların ayrı ayrı toplam gelirlerinden düşürülmesi ve her birinin ayrı ayrı yaptıkları tasarruf miktarlarının saptanması, daha sonra toplam tasarruf miktarı karşısında davacının katkı oranının bulunması, dava konusu taşınmazın dava tarihi itibariyle belirlenen sürüm (gerçek) değerleriyle çarpılarak katkı payı alacağı miktarının saptanması, şayet bu biçimde yapılacak araştırma, inceleme ve hesaplama ile bir sonuca ulaşılamadığı takdirde 6098 sayılı TBK'nun 50 ve 51 maddeleri (818 sayılı BK'nun 42. maddesi) gereğince, taşınmazın dava tarihindeki değeri de dikkate alınarak hakkaniyet ilkesi göz önünde tutularak bir miktar katkı payı alacağına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesi doğru değildir.
........
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüne, yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK.nun 428.maddesi uyarınca belirtilen konuya hasren BOZULMASINA, HUMK.nun 388/4.(HMK m.297/ç) ve 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire İlamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunabileceğine ve aşağıda dökümü yazılı 21,15 TL peşin harcın onama harcına mahsumbu ile kalan 3,15 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına 06.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
.........
Full & Egal Universal Law Academy