.....
........ Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 10.07.2012 gün ve 174/271 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili, vekil edenlerinin miras bırakanı ... aleyhine başlatılmış .....2009/5265 Esas sayılı icra takibi dosyası bulunduğunu, murisin ölümü üzerine mirasçılarına ödeme emri gönderildiğini, terekenin borca batık olması nedeniyle mirasın hükmen reddi ile takibe konu çek nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, miras bırakan adına kayıtlı araç ve taşınmaz bulunduğunu, terekenin borca batık olmadığım, mirasçıların murislerinin Maliye'ye olan borçlarını yapılandırdıklarını açıklayarak, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, terekenin borca batık olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, mirasın hükmen reddine ve davacı mirasçıların borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesi üzerine; hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, terekenin borca batık olması sebebiyle hükmen reddi isteğine ilişkindir. (TMK.md.605/2) . Davacıların miras bırakanı ... 21.03.2010 tarihinde ölmüştür.
Merzifon'da 576 ada 66 parselde kayıtlı taşınmazın 1/4 hissesi muris adına tapuya kayıtlı bulunmaktadır. Yine 06 BS 0239 plakalı kamyonetin de miras bırakan adına trafik kayıtlarında tescil edilmiş olduğu anlaşılmıştır. Gerek bahsi geçen taşınmaz, gerekse aracın getirtilen kayıtlarına göre üzerlerinde muhtelif icra dosyalarından verilmiş haciz şerhleri bulunmaktadır. Mahkemece söz konusu haciz şerhlerine ilişkin takip dosyalarının işlemden kaldırılmış bulunup bulunmadıkları, başka bir anlatımla şerhlere mesned takip dosyalarına ilişkin borçların ödenip ödenmediği araştırılmadan ve murisin tespit edilen terekesinin değeri belirlenmeden, mevcut borçların üzerlerinde çok sayıda haciz şerhi bulunan taşınmaz ve aracın değerinin çok üzerinde olduğuna ilişkin yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulması doğru değildir.
......
Bundan ayrı, davalı taraf murisin........olan borçlarının mirasçıları tarafından yapılandırıldığını ileri sürdüğüne göre, taraflardan tesahüple ilgili delillerinin sorulması, mirasçıların mirası kabul anlamına gelen davranışlarının bulunup bulunmadığının tespiti, miras bırakanın taşınır ve taşınmaz mallarının ölüm günündeki değerlerinin, başka bir ifade ile ölüm günü itibariyle terekenin aktifinin belirlenmesi ve belirlenecek borç miktarına göre ölüm tarihi itibariyle borçlarını karşılamaya yeter miktarda olup olmadığının objektif olarak tespiti, mirasın hükmen reddine engel teşkil eden Türk Medeni Kanunu'nun 610/2.maddesinde sözü edilen tereke mallarını kendisine mal edinme durumunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin incelenmesi ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle usul ve yasa hükümlerine uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, yine 6100 sayılı HMK.nun geçici 3.maddesi yollamasıyla taraflarca HUMK.nun 388/4 (HMK.m 297/ç) ve HUMK.nun 440/1 maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 21.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
......