MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Alacaklı tarafından ... 8. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 28.04.2009 tarih ve 2006/69 Esas, 2009/159 Karar sayılı “davanın kısmen kabulüne, 13.173,46 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine” ilişkin ilamın takibe konulduğu, borçlulara örnek 4-5 numaralı icra emri tebliğ edilerek hükmedilen asıl alacağın, işlemiş faizinin, harç, yargılama gideri ve dava vekalet ücretinin talep edildiği; borçlu ...’nun, icra takip dosyasına sunduğu ibranameye istinaden adına kayıtlı araç üzerindeki haciz ve yakalama kararları ile varsa başka hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini istediği, İcra Müdürlüğü tarafından 29.03.2012 tarihli kararla sunulan ibranamenin yargılamayı gerektirdiğinden bahisle talebin reddine karar verildiği, davacı- borçlunun söz konusu kararın iptali ve dosyada mevcut takyidatların kaldırılmasını talep ettiği, davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
İİK'nun 33/2. maddesi hükmüne göre “…İcra emrinin tebliğinden sonraki devrede tahakkuk etmiş itfa, imhal veya zamanaşımına dayanan geri bırakma istekleri her zaman yapılabilir. Bunlardan itfa veya imhale dayanan istekler mutlaka noterlikçe re’sen yapılmış veya tasdik olunmuş belgelerle veya icra zaptına istinat ettirilmelidir..” Takip dosyasına ibraz edilen ve şikayete konu edilen ibraname başlıklı belge incelendiğinde; itfa ve imhale dayanan bir belge olmadığı görülmektedir. Ayrıca borçlular takip dayanağı ilamda müşterek ve müteselsil borçlu durumunda olduklarından, borcun tamamı ödenmedikçe sorumluluklarının kalkmayacağı, alacaklı vekilinin borçlulardan birine yönelik olarak “borçlu ...’dan herhangi bir alacak bulunmadığı, takibe konu alacağın borçlulardan ...Tur. Tic. Ltd. Şti'nden tahsil edileceği” şeklindeki ibrası ancak aralarında iç ilişki olarak kabul edilebilir. Söz konusu ibraname başlıklı belge içeriği itibariyle icra takibini etkilemeyeceğinden şikayetin reddi gerekirken kabulü doğru değildir.
SONUÇ: Davalı-alacaklı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenle İİK'nun 366 ve HMK'nun 371. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 30.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi