.........
......... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair .......Mahkemesi'nden verilen 20.06.2012 gün ve 65/51 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı .......dava konusu 113 ada 575 ve 586 parsel sayılı taşınmazların ortak miras bırakan.....kaldığını, mirasçılar arasında taksim yapıldığını, tamanının kendisine düştüğünü ileri sürerek davalı adına kayıtlı tapu kayıtlarının iptali ile tamamının kendi adına tesciline karar verilmesini istemiştir. 21.05.2012 tarihli yargılama oturumunda ise; 113 ada 575 parsel hakkındaki davasından feragat etmiştir.
Davalı ....... davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, yargılama sonunda 113 ada 575 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki davanın feragat nedeniyle, aynı ada 586 parsel sayılı taşınmaz hakkında davanın ise öncesinin miras bırakan........ait iken taksimle davalının babası .......... kaldığı ondan da davalıya intikal ettiği gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. Hükmün, 113 ada 586 parsele ilişkin bölümü davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyanın içeriğine, toplanan delillere, kadastro tutanakları ile tapu kayıtlarına ve dinlenen tanık beyanlarına göre: dava konusu 113 ada 586 parsel sayılı taşınmazın öncesinin davacı ile davalının babası ........ortak miras bırakanları .................ait iken ölümü ile mirasçılarına kaldığı sabittir. Miras bırakan..........ölümünden sonra tüm mirasçıların katıldığı geçerli bir taksimin yapıldığı kanıtlanamadığından terekenin elbirliği mülkiyetinde olduğunun kabulü gerekir. Mirasçılık belgesi ve nüfus kayıtlarına göre, davalı..... babası........henüz sağ olduğundan mirasçılık sıfatını kazanmamıştır.
TMK'nun 701. maddesinde; "kanun veya kanunda öngörülen sözleşmeler uyarınca topluluk dolayısıyla mallara birlikte malik olanların mülkiyeti elbirliği mülkiyetidir" şeklinde tanımlanmıştır. Elbirliği mülkiyetinde mirasçıların tereke malları üzerinde belli pay veya payları olmayıp, hakları taşınmazın tamamı üzerinde yayılmış olup, terekenin tamamını kapsar. Aynı Kanunun 702. maddesinde, topluluk devam ettiği sürece tasarrufi işlemlerde tüm ortakların oybirliğiyle karar vermeleri gerektiği belirtilmiştir. Dava açmakta tasarrufi bir işlem olduğuna göre, mirasçılardan bir kısmının kendi payları ya da taşınmazın tamamının kendi adına tescili için dava açması mümkün değildir.
.........
Somut olayda, çekişme konusu taşınmazın elbirliği mülkiyeti hükmüne tabi olduğu ve geçerli bir taksimin kanıtlanmamış olup; kaldı ki, davacının ise taşınmazın tamamının kendi adına tescilini talep etmesi nedeniyle, henüz mirasçılık sıfatını kazanmamış üçüncü kişi durumundaki davalı aleyhine açılan davanın, dava şartı yokluğu gerekçesiyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle ret kararının verilmesi doğru olmamışsa da ret kararı sonucu itibariyle doğru görüldüğünden Yerel Mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle ONANMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve aşağıda dökümü yazılı 21,15 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 3,15 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, 29.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
.........