MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Borçlu vekili şikayetinde; takibe dayanak ... . Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 13.10.2011 tarih ve 2010/1543 Esas, 2011/565 Karar sayılı ilamında faize hükmedilmediği halde dava tarihinden itibaren faiz talebinde bulunmasının ilama aykırı olduğunu belirterek takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nun 08.10.1997 tarih ve 1997/12-517 Esas 1997/776 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere ilamların infaz edilecek kısmı hüküm bölümüdür. Diğer bir anlatımla hüküm içeriğinin aynen infazı zorunludur. ... yetkili İcra Hakimi ilamın infaz edilecek kısmını yorum yolu ile değiştiremez. Bu durumda takip dayanağı ilamda faizin başlangıcı konusunda bir hüküm bulunmaması halinde karar tarihinden itibaren faiz istenebilir.
Somut olayda da; ... . Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 13.10.2011 tarih ve 2010/1543 Esas, 2011/565 Karar sayılı ilamında “.... davalı idare tarafından yapılan imar uygulaması sonucu davacılar hissesinden bedele dönüştürülen kısımlar için taktir edilen toplam 50.146,00 TL'sinin toplam 351.022,00 TL'ye yükseltilmesine ve 350.022,00 TL'sinin davalı idareden alınarak payları oranında davacılara verilmesine” şeklinde hüküm kurulmuş olup faizin başlangıç tarihi gösterilmediğinden faiz başlangıç tarihinin karar tarihi olan 13.10.2011 tarihi olarak kabulü gerekir.
Bu durumda Mahkemece yargılama sırasında alınan 27.02.2012 tarihli bilirkişi raporunda da ilamda faizin başlangıcı konusunda bir hüküm bulunmaması halinde karar tarihinden itibaren faiz istenebileceği ilkesi doğrultusunda yapılan faiz hesaplaması denetlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken icra takibine konu Mahkeme ilamının düzenleme ortaklık payının arttırılması davası olup davanın niteliği itibariyle Mahkemece hüküm altına alınan asıl alacağa, dava tarihi olan 20.10.2010 tarihinden itibaren yasal % 9 faiz uygulanmasında kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4 (HMK. m. 297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 10.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy