MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
1) İşin niteliği bakımından temyiz tetkikatının duruşmalı olarak yapılmasına HMK'nun 438. ve İİK'nun 366. maddeleri hükümleri müsait bulunmadığından bu yoldaki isteğin reddi oybirliğiyle kararlaştırıldıktan sonra işin esası incelendi;
2) Borçlu vekili şikayetinde; ... 2 Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/161 Esas, 2011/357 Karar sayılı ilamının ... 2 İcra Müdürlüğü'nün 2011/12012 Esas sayılı dosyası ile icra takibine konulduğunu, müvekkili idareye ait Vakıfbank ... Şubesi'ndeki hesaplara haciz konulduğunu, takip konusu borcun taraflarca düzenlenen harici protokol ile ödendiğini, alacaklı asillerin özel vekaletname ile tayin ettiği ... 'un başvurusu üzerine 5999 sayılı Yasa uyarınca borç tasfiyesi, sulh ve ibra sözleşmesi düzenlendiğini, daha sonra taksitler halinde yapılan ödemelerin 26.04.2012 tarihinde tamamlandığını, bu nedenlerle haciz işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.Anılan protokolün 3. maddesinde “Borç zamanında ödenmediği takdirde iş bu protokol geçersiz hale gelecek ve mahkeme dosyasındaki borç miktarı geçerli addedilecektir.” şeklindeki anlaşma gereğince eksik ödeme nedeniyle icra takibine devam edilip haciz yapılmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Şikayetin bu gerekçe ile reddi yerinde ise de borçlu vekilinin şikayet nedenleri arasında hesaptaki paranın 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 15/son maddesi gereği de haczedilmezliği iddiası da bulunmaktadır. Bu durumda, borçlunun anılan Yasa hükmüne dayanarak, haciz konulan banka hesabındaki paranın haciz edilemeyeceği yönündeki şikayetinin esası incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru değildir. SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m. 297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 21.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy