MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: KARAR
2577 sayılı Yasa’nın 28/2 maddesinde idari yargı mahkemelerinin tam yargı davaları hakkındaki kararlardan belli bir miktarın tahsilini içerenlerin genel hükümler dairesinde infaz ve icra olunacağı belirtilmiştir. Bu nedenle idari yargının edayı içeren ilamları icra dairesinde ilamlı takibe konu edilebilir.
Somut olayda, alacaklı tarafından ilama dayalı olarak başlatılan takipte, borçlu vekili, dayanak ilamın eda hükmü içermediği ilamda açıkça faiz isteminin reddine karar verildiği halde icra emrinde faiz isteminde bulunulduğundan bahisle takibin iptalini talep etmiştir. Mahkemece, "takipte işlemiş faizin takip tarihi itibariyle 1275 TL olarak düzeltilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmesi üzerine; hüküm, borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İcra takibinin dayanağı olan ... .Vergi Mahkemesi'nin 30.04.2007 tarih ve 2007/899 E- 1209 K. sayılı ilamında "...dava konusu gecikme faizinin yasal faizi aşan kısmının ret ve iadesine, ret ve iadesini istediği bu miktara yasal faiz istenmesi yolundaki istemin reddine" karar verildiği, bu haliyle ilamın alacaklı lehine hükmedilen belli bir miktarın tahsiline dair eda hükmü içermediği görülmektedir. Mahkemece sonradan 12.05.2011 tarihinde yapılan tavzih, hükmü eda içeren bir ilam haline dönüştürmez. Eda hükmü içeren yeni bir ilam alınmadıkça, anılan tespit ilamına dayanılarak takip yapılamaz. Bu nedenle Mahkemece, takibin iptaline karar vermek gerekirken faiz yönünden yapılan inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca
HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 11.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy