MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Davacı (üçüncü kişi) vekili, ... . İcra Müdürlüğü’nün 2010/20954 sayılı takip dosyasında yazılan talimat uyarınca, ... . İcra Müdürlüğü’nün 2010/6831 sayılı Talimat dosyasında yapılan 23.12.2010 günlü hacze konu menkullerden taşlama ve satır makinesinin üçüncü kişi şirkete ait olduğunu, ödemesi yapılarak fatura karşılığında satın alındığını, borçlularla ilgisinin bulunmadığını, haczin muvazaalı olarak yapıldığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, takip borçlularının dava ve takip dışı ... ile birlikte yeni bir şirket kurmak üzere mahcuzları satın aldıklarını, ödemelere borçluların da katıldığını, ancak adı geçen şahsın muvazaalı olarak makineleri üçüncü kişi şirkete devrettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlular), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: "Dava konusu taşlama ve satır makinelerinin dava ve takip dışı ... Kalıp Elemanları Ltd. Şti.nin ticaret sicil kaydında geçen faaliyet adresinde haczedildiği, ödeme emri tebligatının başka bir yerde yapılması ve haciz mahalline sonradan gelmeleri karşısında, borçluların gidilen bu yeri mal beyanı dilekçelerinde kendi adresleri olarak göstermelerine itibar edilemeyeceği, alacaklının mahcuzların borçlulara ait olduğu yönünde delil sunamadığı, diğer yandan üçüncü kişinin sunduğu delillere göre üçüncü kişinin mahcuzları borcun doğum tarihinden önce fatura karşılığında satın alıp takip tarihinden önce ... isimli şirkete kiraya verdiğinin anlaşıldığı, alacaklı yararına tazminata hükmedilebilmesi için aranan yasal koşulların oluşmadığı" gerekçesi ile davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişi tarafından İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca “istihkak” davası olarak açılmıştır.
Dava konusu haciz adresinde borçluların faaliyet gösterdiğine dair bir tespit yapılmamış, bu yönde bir delil de sunulmamıştır. Esasen alacaklı taraf, borçluların haciz adresinde faaliyet gösterdiği ya da üçüncü kişi şirket ile organik bağ içinde bulunduğu yönünde bir savunma da yapmamıştır.
Somut olayda İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin üçüncü kişi yararına olduğunun kabulü gerekir. İİK’nun 99. maddesinin sehven uygulanmaması ispat yükünün yer değiştirmesi sonucunu doğurmayacaktır. İspat yükü altında bulunan alacaklının sunduğu adi nitelikteki belgeler, her zaman temini mümkün nitelikte olup mülkiyet karinesinin aksini kanıtlamaya elverişli kabul edilemez.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı alacaklı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve 21,15 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 4.259,85 TL'nin temyiz edenden alınmasına 10.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy