MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Davacı üçüncü kişi vekili, ... . İcra Müdürlüğü’nün 2011/1301 sayılı takip dosyasında yazılan talimat uyarınca, ... . İcra Müdürlüğü’nün 2011/518 sayılı talimat dosyasında yapılan 17.10.2011 günlü hacze konu menkullerin üçüncü kişiye ait olduğunu, haciz adresinin ve mahcuzların borçlu ile ilgisinin bulunmadığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, borçlunun davaya dahil edilmesi gerektiğini, takip alacaklısının ... markalı bisikletlerin ve çocuk gereçlerinin tek üreticisi ve satıcısı olduğunu, hacze konu ... marka ürünlerin alacaklı tarafından borçluya fatura edilip teslim edildiğini, üçüncü kişiye bu marka ürün satılmadığını, mahcuzların üzerindeki kargo etiketlerinde borçlunun adının yazdığını, sunulan faturaların istihkak iddiasını kanıtlamaya elverişli olmadığını, borçlunun üçüncü kişiye yaptığı taşınmaz devirlerinin iptali için açtıkları davanın devam ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre: “teknik bilirkişi raporu doğrultusunda, dava konusu puset, yürüteç, mama sandalyesi ve bisiklet yönünden yapılan haczin geçerli olduğunun, ancak 106 ekran TV, 81 ekran TV, 2 fırın ve infraded ısıtıcı yönünden üçüncü kişinin istihkak iddiasının kabulü gerektiği“ gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine karar verilmiş; hüküm, davanın reddedilen kısmı yönünden üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Dava konusu haciz sırasında borçlu hazır değildir. Kendisine İİK’nun 103. maddesi uyarınca haciz tutanağı tebliğ edilmemiştir. Üçüncü kişinin açtığı davada taraf olarak gösterilmediği için istihkak iddiasına karşı tutumu da belirsizdir.
Bu koşullarda borçlunun yapacağı savunma ve sunacağı deliller işin esasına etki edecek mahiyettedir. Bu nedenle de davalı sıfatı ile duruşmalara katılmasının sağlanması, taraf teşkilinden sonra işin esasına girilerek, toplanacak delillere göre bir karar verilmesi gerekir.
Belirtilen hususlar dikkate alınmadan eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı biçimde karar verilmesi hatalı olmuştur.
2.Bozma neden ve şekline göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesi gerekli görülmemiştir.
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri gereğince BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine
ve 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 24.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy