MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: KARAR
Davacı üçüncü kişi vekili, ... . İcra Müdürlüğü’nün 2012/107 sayılı takip dosyasında yazılan talimat uyarınca, ... . İcra Müdürlüğü’nün 2012/15 sayılı talimat dosyasında yapılan 06.03.2012 günlü hacze konu menkullerin davacı üçüncü kişi Şirkete ait olduğunu, haciz adresinin ve mahcuzların borçlularla ilgisinin bulunmadığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, haczin ödeme emrinin tebliğ edildiği yerde yapıldığını, burada şube olarak faaliyet gösteren borçlunun ayrılmasından bir gün sonra üçüncü kişi Şirketin faaliyete başladığını, istihkak iddiasının alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı olarak ileri sürüldüğünü, diğer yandan İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olduğunu, karinenin aksinin üçüncü kişi tarafından kanıtlanamadığını belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: “üçüncü kişi ve borçlu Şirket ortakları arasında soyadlarının aynı olması nedeni ile organik bağ bulunduğu, dava konusu haczin ödeme emrinin tebliğ edildiği, borçlunun şube kaydının bulunduğu yerde yapıldığı, bu adreste borçlunun ayrılmasından bir gün sonra üçüncü kişi Şirketin faaliyete başladığı, alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı işlemler yapıldığı“ gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı üçüncü kişi vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
İstihkak davası red ile sonuçlandığına göre peşin alınan harçtan, maktu karar ve ilam harcının mahsup edilerek fazla alınan harcın iade edilmesi gerektiği dikkate alınmadan, iadesi gereken miktarın üçüncü kişiden alınmasına karar verilmesi hatalı olmuştur.
Ne var ki belirtilen bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK’nun ek Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişi vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın hüküm fıkrasının 2. bendindeki “Peşin harcın mahsubu ile bakiye 2.367,00 TL harcın davacı taraftan Hazine adına tahsiline” ibaresinin çıkartılarak yerine “Alınması gereken 21,15 TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 788,65 TL harçtan mahsup edilerek fazla alınan 767,50 TL harcın isteği halinde davacı tarafa iadesine.” ibaresinin yazılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 18.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy