.......
... ile ... aralarındaki mirasçılık belgesinin iptali davasının reddine dair.......Mahkemesi'nden verilen 20.11.2012 gün ve 400/1236 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili dava dilekçesinde;......2008/75 Esas, 2009/1425 Karar sayılı kararı ile muris ...'ün mirasçılık belgesinin alındığını, mirasçılık belgesinde 2/8 hisse verilen murisin eşi .... mirası reddetmiş olduğunu, bu durumun mirasçıların hisselerinin değişmesine neden olacağını açıklayarak veraset belgesinin iptalini istemiştir.
Davalı usulüne uygun olarak davadan haberdar edildiği halde duruşmalara katılmamış, yazılı cevapta vermemiştir. Mahkemece davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili temyiz etmiştir.
Görev kamu düzenine ilişkin olup, Mahkemece kendiliğinden gözönünde bulundurulur.
Dava, HMK'nun yürürlüğe girdiği 01.10.2011 tarihinden sonra 17.01.2012 tarihinde açılmıştır. 01.10.2011 tarihinden önce yürürlükte bulunan HUMK'nun Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevini belirleyen 8/II-5. bendindeki düzenlemeye göre göre “mirasçılık belgesi verilmesi hakkındaki isteklerle, bu belgenin değiştirilmesi davalarında Sulh Hukuk Mahkemesi görevli olduğu halde 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK'nun 2. maddesinde, “dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın mal varlığına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu düzenlenmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 4/1-ç bendine göre, “Bu kanun ile diğer kanunların, Sulh Hukuk Mahkemesi veya Sulh Hukuk Hakimi'nin görevlendirdiği davalara Sulh Hukuk Mahkemesi bakar” yine aynı Kanun'un, görevli mahkeme başlığını taşıyan 383/1. fıkrasında; “ çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece Sulh Hukuk Mahkemesi” olduğu açıklanmıştır. Öte yandan genel hüküm niteliğinde bulunan TMK'nun 598/1.
....
fıkrasında da, veraset belgesinin Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilmesi öngörülmüştür. 6100 sayılı Kanunun çekişmesiz yargı işleri başlığını taşıyan 382/1-c kısmının 6. bendine göre, mirasçılık belgesi verilmesinin Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görev alanına girdiği ve çekişmesiz yargı kapsamına alındığı belirlenmiştir. Yukarıda açıklandığı gibi HUMK'nun 8/II-5. maddesi uyarınca mirasçılık belgesinin verilmesi, değiştirilmesi veya iptal davaları ile ilgili görev Sulh Hukuk Mahkemesi'ne verildiği halde, HMK'nun 382/2-c kısmının 6. bendine göre, Sulh Hukuk Mahkemelerinin sadece veraset belgesinin verilmesiyle ilgili istekler konusunda görevli olduğu anlaşılmaktadır. Anılan maddenin bu haliyle yorumlanmasında veraset belgesinin değiştirilmesi veya daha önce verilen veraset belgesinin iptali davalarının Sulh Hukuk Mahkemesi'nde bakılamayacağı ve bu mahkemelerin görevli olamayacağı sonucuna varılmaktadır. Kaldı ki, veraset belgesinin iptali davaları hasımlı olarak açılması zorunlu bulunduğundan çekişmesiz yargıdan çıkıp çekişmeli yargı haline geldiği de bir gerçektir. Bu durum karşısında HMK'nun yürürlüğe girdiği 01.10.2011 tarihinden sonra açılan eldeki dava bakımından HMK'nun 382/2-c kısmının 6. bendi uyarınca görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi değil Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu sonucuna varıldığından dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek hüküm kurulmuş bulunması doğru değildir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 01.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
.......
Full & Egal Universal Law Academy