........
... ve müşterekleri ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair....Mahkemesi'nden verilen 03.12.2012 gün ve 71/262 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar vekili, miras yoluyla intikal ve eklemeli kazanmayı sağlayan zilyetlik nedenlerine dayanarak Hazine üzerinde kayıtlı bulunan 123 ada 51 parsel sayılı taşınmazın 24789,41 m2'lik kısmına ilişkin tapu kaydının iptaliyle davacılar adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; kazanmayı sağlayan zilyetlik yoluyla iktisap koşullarının gerçekleştiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, dava konusu 123 ada 51 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının kısmen iptali ile, keşifte hazır bulunan fen bilirkişi ....... 24.09.2012 ve 30.11.2012 tarihli raporunda ve krokisinde A ve C harfleri ve yeşil renkle boyanmak sureti ile gösterilen kısmın iptal edilen parselden ifrazı ile aynı adanın ardışık gelen en son numarası verilmek suretiyle 14.744,03 m2 yüzölçümlü olarak davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline, ifraz edilen kısım düşüldükten sonra iptal edilen parselin aynı ada ve parsel numarası adı altında aynı niteliği ile 144864,89 m2 yüzölçümlü olarak ........adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
Hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; Mahkemece, davanın ksımen kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki; yüksek çözünürlüklü hava fotoğrafları ile, fotoplan, fotometrik ve fotogrametrik paftalardan ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları örnekleri ile kadastro çalışmaları sırasında bu parsellere uygulanan tapu kayıt ve vergi kaydı örneklerinden yararlanılmamıştır.
......
Bir arazinin kullanım süresi ve niteliğini en iyi belirleme yöntemi hava fotoğraflarıdır. Bu hava fotoğraflarının en az iki ayrı zamana ilişkin olması gerekir. Bu konuda sağlıklı bir yargıya ulaşmak için tespit tarihinden geriye doğru 20 – 30 yıl öncesine ait (1977-1987 yılları arası) en az iki farklı tarihe ait stereoskopik hava fotoğrafları dosyada yer almış olmalıdır.
Mahkemece yapılacak iş; uyuşmazlık konusu taşınmaza komşu taşınmazlara ait kadastro tutanağı örnekleri ile kadastro çalışmaları sırasında bu taşınmazlara revizyon gören tapu kayıt örneklerinin ilk tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte Tapu Sicil Müdürlüğü'nden, bu parsellere uygulanan vergi kaydı örneklerinin ise ilgili İl, İlçe Özel İdare Müdürlüklerinden getirtilerek dosyaya eklenmesi, tespit tarihi olan 31.10.2007 tarihinden geriye doğru en az 20-30 yıl (1977-1987 tarihleri arası) öncesine ait iki ayrı zamanda çekilmiş yüksek çözünürlüklü hava fotoğraflarının......., fotoplan, fotometrik ve fotogrametrik paftaların ise ...... getirtilerek dosya arasına konulması, jeodezi ve fotogrametri uzmanı mühendislerinden oluşacak üç kişilik bilirkişi kurulu ile teknik, yerel bilirkişi ve tanıklar aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte uygulanması, yerel bilirkişi ve tanıkların HMK'nun 243, 244 ve 259. maddeleri gereğince davetiye ile keşif yerine çağrılmaları, uyuşmazlığın taşınmaza ilişkin bulunması nedeniyle keşif yerinde dinlenmeleri, dava konusu taşınmazın daha önce açıklandığı gibi davacı tarafça emek ve para sarf edilerek imar-ihya edilip edilmediği, imar-ihyanın ne zaman başladığı, para ve emek sarfının ne şekilde yapıldığı, zilyetliğin nasıl devam ettiği, yerel bilirkişi ve tanıklardan sorularak açıklığa kavuşturulması, komşu taşınmazlara uygulanan tapu kayıt örnekleri ile vergi kaydı örneklerinin dava konusu taşınmaz yönünü ne gösterdikleri üzerinde durulması, teknik bilirkişiye işaret ettirilmesinin sağlanması, hava fotoğrafları ile İl Kadastro Müdürlüğü'nden istenen paftaların 1977-1987 yılları arasında çekilen ve düzenlenen fotoğrafları ile paftalar olması gerektiğinin gözetilmesi, bunların çekildikleri ve düzenlendikleri tarihlere göre dava konusu yerin kültür arazisi niteliğinde olup olmadığı veya hangi nitelikte bulunduğu, uzman bilirkişilerden Yargıtay ve tarafların denetimine açık, gerekçeli, karşılaştırmalı rapor istenmesi gerekmektedir. Öte yandan, temyiz incelemesi sırasında gözönünde tutulmak üzere HUMK'nun 366. maddesi (6100 sayılı HMK'nun 290 m.) hükmü uyarınca dava konusu taşınmaz ve çevresinin yakın plan ve panoramik resimlerinin çektirilerek dava konusu yerlerin resimler üzerinde işaretlenmesi, resimlerin mahkeme hakimi tarafından onaylandıktan sonra dosya arasına konulması, ondan sonra toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulmuş olması usul ve kanuna aykırıdır.
Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle usul ve kanuna aykırı görülen hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesi uyarınca uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 29.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
...............
Full & Egal Universal Law Academy