MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katkı payı
... ile ... ve ... aralarındaki katkı payı davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair ... . Aile Mahkemesi'nden verilen 25.12.2012 gün ve 932/1023 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili, duruşmasız olarak davalılar vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 18.06.2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı ... vekili Av. ... geldi. Başka kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... vekili, davacının 17 yıl boyunca Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü'nde fen memuru olarak çalıştıktan sonra emekli olduğunu, davacının çalışma süresi zarfında yaptığı işin niteliği gereği arazi tazminatı, fenni bilirkişi ücreti, fazla mesai, yan ödeme, iş güçlüğü risk ödemesi adı altında birçok yan ödeme aldığını, oldukça iyi gelir elde ettiğini, davacının evliliğin ömür boyu süreceği inanç ve düşüncesi ile ... ... Mah. 38 ada 12 parselde 6 nolu meskenin alındığını ancak anılan taşınmazın evliliğin ömür boyu süreceği düşüncesi ile davalı adına tescil ettirildiğini, davalının ise ilkokul öğretmeni olduğunu ve sabit bir gelir elde ettiğini, davalının uzunca bir süredir geçimsizlik nedeniyle davacıdan mal kaçırmak maksadı ile taşınmazı oğlu ... üzerine temlik ettiğini açıklayarak 38 ada 12 parselde 6 nolu meskende katkı payı alacağına ilişkin şimdilik 10.000 TL'nin davalılardan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, isteğini harcını da yatırdığı 17.09.2012 tarihli dilekçesi ile 106.123,52 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili, davalı ...'ın 1969 yılından 1996 yılına kadar çeşitli illerde devlet memuru olarak görev yaptığını, dava konusu edilen taşınmazın alımında davacının hiç bir katkısının bulunmadığını, davalı ...'ın babası vefat ettiğinde babasının mirasından kaynaklanan miras payına ilişkin malvarlığı değerinin nakdi karşılığının davalıya kardeşleri tarafından ödendiğini, devletten 1.350 TL emekli ikramiyesi
aldığını, bu dönem içinde eline geçen paralarla dava konusu gayrimenkulü satın aldığını açıklayarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının dava konusu taşınmaz nedeni ile dava dilekçesinde talep ettiği 10.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, ıslah dilekçesi ile talep edilen miktarın ise kısmen kabulü ile 6.078,70 TL'nin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsiline, fazla talebin reddine, davacının davalı ...'a karşı davasının husumet nedeni ile reddine karar verilmesi üzerine hüküm kabul ve reddedilen bölümlere yönelik olarak davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar 17.08.1971 tarihinde evlenmiş, 28.09.2009 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün 20.07.2010 tarihinde kesinleşmesiyle, mal rejimi sona ermiştir (TMK’nun 225/2.m). Sözleşmeyle başka mal rejimi seçilmediğinden, eşler arasında evlenme tarihinden 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (TKM'nin 170.m.), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı tarihe kadar ise yasal edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (TMK'nun 202, 4722 s.Y.nın 10.m.).
Dava konusu ... Mah. 38 ada 12 parselde 6 nolu mesken 11.10.1996 tarihinde satın alınarak davalılardan ... adına tapuda tescil edilmiş, 18.03.2009 tarihinde ise ... diğer davalı oğlu ...’a tapuda satarak devretmiştir. Alım tarihi itibarıyla davacının isteği katkı payı alacağı niteliğindedir.
Katkı payı davalarında katkı oranı bulunurken, tarafların dava konusu mal varlığı değerinin edinildiği tarihe kadarki toplam gelirlerinden tarafların sosyal statüleri ile konumlarına göre yapabilecekleri kişisel harcamaları ile kocanın 743 sayılı TKM'nun 152. maddesi uyarınca evi geçindirme yükümlülüğü uyarınca yapması gereken harcamalar çıktıktan sonra yapabilecekleri tasarruf miktarlarının ne olacağının belirlenmesi, daha sonra toplam tasarruf miktarı karşısında davacı eşin katkı oranının bulunması, bulunan bu oranın dava konusu mal varlığının dava tarihindeki değeri ile çarpılarak varsa katkı payı alacağının tespit edilmesi, gerektiğinde hakkaniyet ilkeleri ve fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesinin göz önünde tutulması ve davacının katkı payı alacağı konusunda bir karar verilmesi gerekir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, tarafların net gelirleri belirlenememekle birlikte gerek eldeki gerek ... .Aile Mahkemesi'nin 2009/1126 Esas sayılı dosyasına yansıyan ve bilirkişi raporlarında açıklanan gelirler birlikte düşünüldüğünde tarafların yaklaşık eşit gelir elde ettiklerinin kabul edilmesinde, taşınmazın alım tarihinden kısa süre önce alınan davalı ...’in emeklilik ikramiyesinin hesapta dikkate alınırken alım tarihinden sonra elde edildiği anlaşılan davacının emeklilik ikramiyesinin dikkate alınmamasında, ...’e miras yolu ile intikal ettiği anlaşılan değerlerin soyut tanık beyanları ile alım tarihinde kabul edilmeyip alım tarihi sonrası resmi miras taksim sözleşmesi sonunda intikal ettikleri gözetilerek resmi belgeye itibar edilmesinde, yine diğer dosyada 12.05.1994 tarihinde edinilen meskenle ilgili taraf gelirleri dikkate alındığından 12.05.1994 tarihi ile 11.10.1996 alım tarihindeki taraf gelirlerine değer verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına, iki bilirkişinin uzmanlık alanlarının ayrı olması nedeniyle iki kişiden oluşan bilirkişi kurulundan rapor alınmasında, hesap hataları dışında hükme esas alınan 31.07.2012 havale tarihli bilirkişi raporundaki dikkate alınan değer ve hesaplama yönteminde usul ve yasaya aykırı bir husus görülmediğine, Mahkemece dikkate alınmayan 27.09.2011 tarihli rapor ve 03.05.2012 tarihli ek raporda katkı payının niteliğine uygun bir hesaplama yapılmadığından raporlar arasında hesap yönünden çelişki bulunduğu kabul edilemeyeceğine,
kesinleşecek alacağın tahsili bakımından davada yer aldığı anlaşılan ... ile ilgili verilen red kararında da davalı ...’e ait diğer taşınmazlar da gözetildiğine göre aşağıda yazılı hususlar dışında taraf vekillerinin diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, davacı vekili tarafından açıkça 06.03.2012 tarihli dilekçe ile icar gelirleri ve kavak ağaçları ile ilgili bu dosyada katkıya yönelik bir iddiaları bulunmadığı bildirilmesine rağmen davacının katkı oranı hesaplanırken 5/115 olarak hesaba katılması, her iki tarafın geliri eşit olarak dikkate alındığında tarafların sosyal statüleri ile konumlarına göre yapabilecekleri kişisel harcamaları ile kocanın 743 sayılı TKM'nun 152. maddesine göre evi geçindirme yükümlülüğü uyarınca yapması gereken harcamalar gözetilerek kadının %85 erkeğin ise %30 oranında gelirinden tasarruf edeceğinin kabulü ve bu kabullere göre belirlenen oran üzerinden katkı payı alacağının hesaplanması doğru değildir. İcar gelirleri hesaba katılmayıp, taraf gelirlerine göre kişisel harcamalar ve 152.maddeye göre erkeğin gelirinden ayrıca indirim yapıldıktan sonra eşit gelirler karşısında davacının bulunabilecek katkı oranı %35’e tekabül etmektedir. Bu durumda 1.245 TL'ye alındığı anlaşılan taşınmazın 1.025 TL'sinin davalı ...’in emekli ikramiyesi ile alındığı, bakiye miktarın %35’inin ise davacının katkı oranı olduğu dikkate alınarak taşınmazın dava tarihindeki sürüm değeri 111.100 TL üzerinden yapılacak hesaplama ile bulunacak katkı payı alacağına hükmedilmesi gerekirken icar gelirlerinin dikkate alınması ve taraf katkı oranlarında hataya düşülmesi doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenle davacı vekili ile davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle, Yerel Mahkeme hükmünün belirtilen sebeplerle sınırlı olarak 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 238,80 TL peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine 18.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy