MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katkı payı alacağı
Davacı-karşı davalı ... ile davalı-karşı davacı ... aralarındaki katkı payı alacağı davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair ... 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi'nden verilen 15.11.2012 gün ve 230/500 sayılı hükmün Yarıgtay'ca incelenmesi davacı-karşı davalı tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı dava dilekçesinde, davalı ile 1987 yılında evlendiklerini, evlendikleri tarihte kendisinin Pamukbank'ta ve davalının ise Ziraat Bankası'nda çalışmakta olduğunu, evlilik birliği içinde 892 ada 8 parsel 1 numaralı bağımsız bölüm, 467 ada 1 parsel 138 numaralı bağımsız bölüm, 944 ada 4 parsel 1 numaralı bağımsız bölüm, 925 ada 25 parsel sayılı taşınmazın edinilerek davalı adına tescil edildiğini, bunlardan 925 ada 25 parselin boşanma davasının açılmasından sonra üçüncü şahsa devredildiğini, belirtilen taşınmazların tamamının edinilmesine çalışmasıyla katkıda bulunduğunu açıklayarak evlilik birliği içinde edinilen tapulu, tapusuz bütün taşınmazlardaki katılım payının ve düğünde takılan ancak davalı tarafından alınan Ziraat Bankası şubesindeki kasada saklı 66,70 gram altının değerinin tespiti ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.Davalı cevap dilekçesinde; davacının Pamukbank'ta çalışmasından elde ettiği geliri kendi adına üye olduğu kooperatife ait ödemelerde kullandığını, 892 ada 8 parsel 1 numaralı bağımsız bölümün evlilik öncesinde üye olduğu kooperatif vasıtası ile edinildiğini, 467 ada 1 parsel 138 numaralı bağımsız bölümün kendisine ait ... plaka sayılı aracın satımından elde edilen para ile edinildiğini, 944 ada 4 parsel 1 numaralı bağımsız bölümün edinildiği tarihte davalının ev hanımı olduğunu, 925 ada 25 parselin kooperatiften peşin olarak alındığını ve kendisi adına kayıtlı taşınmazların tamamının çalışması ve babasından kalan 50 dönüm toprağın işlenmesinden elde edilen gelirle edinildiğini, açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.Mahkemece, 892 ada 8 parsel 1 numaralı bağımsız bölüm ve 925 ada 25 parsel sayılı taşınmazda davacının katkısı bulunmadığından bu taşınmazlara ilişkin katkı payı alacağı ile banka kasasında bulunan altınların davalı tarafından alındığı ispatlanmadığından ziynet alacağının reddine, 944 ada 4 parsel 1 numaralı bağımsız bölümde 39.000 TL, 467 ada 1 parsel 138 numaralı bağımsız bölümün edinilmesinde 20 adet bileziğin kullanılması nedeniyle 6.840 TL katkısının bulunduğu ancak davacı fazlaya ilişkin hakkını saklı tutmadığından talebe bağlı kalınarak 4.000 TL'nin karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Taraflar, 06.06.1987 tarihinde evlenmişler, 12.07.2002 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün 12.06.2006 tarihinde kesinleşmesi üzerine boşanmışlardır. Eşler arasındaki mal rejimi TMK 225/son maddesi gereğince boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiştir. Bu durum karşısında eşler başka bir mal rejimini seçtiklerini ileri sürmediklerinden evlilik tarihi olan 06.06.1987 tarihinden 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 ye kadar mal ayrılığı ve bu tarihten boşanma davasının açıldığı 12.07.2002 tarihine kadar yasal mal rejimi olarak kabul edilen edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir.Dava dilekçesinin içeriği ve dava konusu taşınmazların tamamının 01.01.2002'den önce edinilmiş olmasına göre, davacının taşınmazlardan kaynaklanan isteği 743 sayılı sayılı TKM'nin 170. maddesi gereğince taraflar arasında mal ayrılığı geçerli olduğu dönemde edinilen malvarlığına yapılan katkıdan kaynaklanan katkı payı alacağı ve banka kasasında bulunan altınlar yönünden genel hükümlere tabi ziynet alacağı isteğine ilişkindir.Mahkemece yazılı gerekçe ile 4.000 TL katkı payı alacağının davalıdan karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş ise de, Mahkemenin bu görüşüne katılma olanağı bulunmamaktadır. Şöyle ki, davacı dava dilekçesinde, davalı adına kayıtlı bulunan taşınmazlara ilişkin çalışmaktan kaynaklanan katkısı bulunduğunu bildirmiş ise de, katkı payı alacak miktarını bildirmemiş ancak Mahkemeden katkı payının hesaplanarak tahsiline karar verilmesini istemiştir. Kural olarak "davacı Mahkemeden hukuki korunma talep ederken hakimin neye ve ne kadarına karar vermesi gerektiğini dava dilekçesinin talep sonucu bölümünde açıkça yazmalıdır. Davacı talep sonucunu açıkça yazmamışsa, bu eksikliğin hakim kendiliğinden nazara alır. Talep sonucunun açıkça yazılmaması halinde Mahkemenin davacıya süre vererek eksikliği tamamlatması gerekir. (Prof Dr. Hakan Pekcanıtez Belirsiz Alacak Davası, Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi cilt 11 Ö. sayı 2009 )" Somut olayda davacının harca esas değerini 4.000 TL olarak bildirdiği ve bu miktar üzerinden harcını yatırdığı davada talebinin bu miktardan fazla olduğu anlaşılmakta ise de talep edilen miktar belli değildir. Bu halde 6100 HMK'nın 31. ( HUMK75) maddesinde düzenlenen hakimin davayı aydınlatma ödevi kapsamı içinde, davacıya süre ve imkan tanıyarak hangi taşınmaza ilişkin ne kadar katkı payı ve altınlardan kaynaklanan alacak miktarını açıklattıktan sonra toplanan delillerin sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazlı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüne, Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'nun 388/4.(HMK m.297/ç) ve 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire İlamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunabileceğine ve 59,40 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacı-karşı davalıya iadesine, 10.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy