MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Katkı payı alacağı
... ile ... aralarındaki katkı payı alacağı davasının reddine dair ... . Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 24.04.2012 gün ve 327/302 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... vekili dava dilekçesinde, vekil edeninin ... çalıştığını, davalı adına tapuda kayıtlı 3292 parsel sayılı taşınmazın yapım aşamasındaki tüm masraflarının vekil edeni tarafından karşılandığını, davalının hiçbir maddi katkısının bulunmadığını açıklayarak, taşınmazın değerinin tespit edilmesi, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 60.000 TL'nin, dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, vekil edeni ile davacının 1974 yılında evlendiğini, davacının 2001 yılında ... Mahkemesinde açtığı anlaşmalı boşanma davası ile boşandıklarını, ... Aile Mahkemesi'nin 2004/824 Esas ve 2005/30 Karar sayılı kararı ile boşanma kararının tanınmasına karar verildiğini, tarafların boşanmanın tüm sonuçları üzerinde anlaştıklarını, bu nedenle eldeki davanın yasal dayanağının bulunmadığını, taşınmazın vekil edeni tarafından 03.03.1986 tarihinde edinildiğini, davacının davaya konu daireyi tek başına almasını sağlayacak gelirinin bulunmadığını, vekil edeninin ise; iki hatta üç işte vasıflı işçi olarak çalıştığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, "...taşınmazın alım tarihindeki bedelinin 2000 TL, dava tarihindeki sürüm değerinin ise 38.000 TL olarak belirlendiği, bu aşamadan sonra davacı tarafın, yerin edinildiği tarihteki davacının aylık kazancını gösterir bilgi ve belgelerin, yaşam tarzları ve hayat düzeylerine göre davacının kişisel harcamalarına ilişkin belgeleri uzun süre verilmesine karşın dosyaya sunmadığı ve belgelerin istenmesi gereken yerleri de mahkemeye bildirmediği, banka kredisinin ise, taşınmazın edinilme tarihinden sonra 20.12.1988 tarihinde alındığı, her ne kadar davacı tarafın 11.12.1978 tarihinden 08.12.1994 tarihine kadar Hannover Hastanesinde çalıştığı, 23.05.2005 tarihli belge ile bildirilmiş ise de, bu dönemlerdeki maaş durumunu gösterir belgelerin davacı tarafça dosyaya getirtilmediği anlaşılmakla ispat edilmeyen ve sabit olmayan davanın reddine..." karar verilmesi üzerine, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 743 sayılı TKM'nin 170. maddesi uyarınca mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde edinilen taşınmazdan kaynaklanan katkı payı alacağına ilişkindir.
Mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de, mahkemenin bu görüşüne katılma olanağı bulunmamaktadır. Şöyle ki, taraflar 6.8.1974 tarihinde evlenmiş, 2001 tarihinde ... Yerel Mahkemesinde açılan boşanma davasının kabulle sonuçlanması ve 8.5.2001 tarihinde kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Yabancı mahkeme kararının tanınmasına ilişkin ... Aile Mahkemesinin 27.1.2005 tarih ve 2004/824 Esas, 2005/30 Karar sayılı kararı 14.6.2005 tarihinde kesinleşmiştir. Taraflar arasında evlenme tarihinden boşanma davasının açıldığı 2001 tarihine kadar 743 sayılı TKM'nin 170. maddesi uyarınca, mal ayrılığı rejimi geçerlidir. Eşler arasındaki mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiştir. Dairenin 19.10.2009 tarih ve 2009/2417 Esas, 2009/4998 Karar sayılı bozma ilamında; "...tarafların dosyaya yansıyan çalışma durumları ve elde ettikleri gelirlerini ayrıntılı şekilde tespit etmek, taşınmazın edinildiği tarihteki edinme değerini ve dava tarihindeki sürüm bedelini bilirkişi aracılığıyla tespit etmek, tarafların taşınmazı alımı tarihindeki aylık kazançlarını ve bunların birbirlerine oranını olabildiğince gerçeğe uygun olarak belirlemek, ekonomik ve sosyal durumları, yaşam tarzları, hayat düzeylerine göre davacının kişisel harcamaları ile TKM'nin 190. maddesi gereğince istek varsa aile masraflarına iştiraki nedeniyle gelirinden sarf edebileceği miktarı tespit etmek, bunların dışında kalan kısmı ise tasarruf edebileceği kabul edilerek, tasarruf edebileceği bu miktarı oran olarak saptamak, bu yapılırken davalı kocanın TKM'nin 152. maddesi uyarınca, evi geçindirme yükümlülüğünden doğan harcamalarını da gözetmek tüm bu işlemler sonucu yapılacak hesaplamada gerçeğe uygun bir miktar belirlenmediği taktirde BK.nun 42. maddesi uyarınca davacıya ödenecek miktarı adalette tevfikan tayin etmek gerektiğine işaret edilmiştir..."
Mahkemece, 23.11.2010 tarihli yargılama oturumunda, bozma ilamına uyulduğu halde, bozma gereklerinin tam olarak yerine getirtilmediği saptanmıştır. Bozma ilamına uyulmakla taraf yararına usulü kazanılmış hak doğar. Bu nedenle bozma ilamı çerçevesinde gerekli araştırma ve incelemenin yapılması zorunludur. Bozma ilamında ve Yerel Mahkemece de kararının gerekçesinde değinildiği gibi, davacı ...'in 11.12.1978 tarihinden 8.12.1994 tarihine kadar Hannover Hastanesinde çalıştığı dosya arasında bulunan ... çevrilen onaylı 23.5.2005 tarihli belgeden anlaşılmaktadır. Bu konuda taraflar arasında bir uyuşmazlık söz konusu değildir. Davacının belirtilen tarihler arasında çalıştığı ve evin alımında önce çalışması nedeniyle belirli bir gelir edindiği anlaşıldığına göre, taşınmazın edinilmesine katkısının olduğunun kabulü gerekir. Her ne kadar Mahkemece, kararın gerekçesinde, davacının çalışmasına ilişkin belgeleri ibraz etmediği ve bulundukları yerleri de bildirmediği açıklamasında bulunmuş ise de, bunun tam gerçeği yansıtmadığı az önce açıklanan belge ile ortadadır. Bu nedenle öncelikle davacı vekilinden gerekli masraf temin edilerek Hannover Hastanesinde çalıştığına ilişkin belgenin ... ve ... onaylı örnekleri eklenerek " Bilgi Edinmeye İlişkin Avrupa Sözleşmesi" Hükümlerinden de (Türkiye'nin de taraf olduğu Uluslararası bir sözleşmedir) yararlanılarak yöntemine uygun bir biçimde Hannover Hastanesinden davacının çalıştığı 11.12.1978 tarihinden taşınmazın edinildiği 03.03.1986 tarihine kadar olan süreye ilişkin aylık veya yıllık gelirlerini gösterir belgelerin istenmesi, dosya arasına konulması, bu mümkün görülmediği taktirde davacının sözü edilen tarihler arasında (11.12.1978-03.03.1986) çalıştığı kesin olarak belirlenmiş bulunduğundan, bu çalışma sürelerine ait aylık asgari ücretin ya da normal koşullarda geçerli bulunan aylık yaşam standardının esas alınması suretiyle davacı bakımından 11.12.1978 tarihinden 03.03.1986,
davalı açısından ise evlenme tarihinden taşınmazın edinildiği 03.03.1986 tarihine kadarki gelirlerinin ayrı ayrı saptanması, eşlerin sosyal statüleri, toplum içindeki konumları ve yaşantıları gözönünde bulundurularak her birinin belirtilen tarihler baz alınarak yapabilecekleri kişisel masraflarının ayrı ayrı hesaplanması, davalı koca bakımından 743 sayılı TKM'nin 152. maddesi uyarınca, aile reisi olması sıfatıyla yapabileceği harcamalarda hesaplanarak davalının kişisel masraflarına eklenmesi ve böylece her birinin kişisel harcamalarının ayrı ayrı kişisel gelirlerinden düşürülmesi, her birinin tasarruf edebilecekleri miktarların belirlenmesi, toplam tasarruf miktarları karşısında davacı ...'in katkı oranının bulunması ve saptanan bu katkı oranının taşınmazın dava tarihi olan 29.12.2004 tarihindeki belirlenecek sürüm değeri ile çarpılması sonucu katkı alacağının bulunması ve hüküm altına alınması gerekmektedir.
Her ne kadar bozma ilamında 743 sayılı TKM'nin 190. maddesinden söz edilmiş ise de, bu maddenin uygulanması için aile reisi olan ve evi geçindirmekle yükümlü bulunan davalı kocanın, davacı eşinden aile masraflarına katılması için istekte bulunması ve katkı miktarı konusunda eşlerin anlaşamaması halinde bu konuda Mahkemeden katkı miktarının tespit edilmesine ilişkin bir kararın alınması gerekir. Ancak bu halde, anılan 190. madde kapsamı gözönünde bulundurulur. Bu konuda dosyaya yansıyan bir belge ve belge olmadığına göre, sözü edilen maddenin somut olayda uygulama olanağı bulunmamaktadır.
O halde Mahkemece yapılacak iş; yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda tarafların gelirlerine göre, hesaplamanın yapılması ve hükme esas alınacak raporun verilmesi için dosyanın mal rejimleri konusunda uzmanlığı bilinen bir hukukçu ile bir mali müşavir ya da muhasebeciden oluşacak ikili bilirkişi kuruluna verilmesi, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile bozma kapsamı gözetilerek davacının katkı alacağı konusunda hakkaniyet ve fedakarlığın denkleştirilmesi kuralları çerçevesinde gerekçeli ve denetime açık rapor istenmesi, tüm bunlara karşın gelirleri bakımından yapılacak hesaplama sonucu taktir edilebilecek uygun miktar bulunmadığı taktirde bir önceki bozma ilamında da değinildiği gibi bu konuda 6098 sayılı TBK.nun 50 ve 51. maddelerince gözönünde bulundurulması, hakkaniyete ve fedakarlığın denkleştirilmesine uygun tazminat niteliğinde bir miktar alacağın mahkemece taktir edilmesi düşünülmelidir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4 (HMK.m 297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 13.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.