MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İtiraz
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine limit ipoteği ve hesap katı ihtarına dayalı olarak, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip başlatılması ve örnek 6 numaralı icra emri gönderilmesi üzerine, borçlu vekili İcra Mahkemesine başvurarak; gönderilen hesap katı ihtarına süresinde noter vasıtasıyla itiraz ettiklerini , icra emriyle istenen faizlerin fahiş ve sözleşmeye aykırı olduğunu, tek bir alacak için iki ayrı faiz yürütülmesi usulsüz olduğundan faiz kalemlerinin iptalini, kabul edilmez ise düşük olan üzerinde icra emrinin düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, takip dayanağı kredi sözleşmesi, hesap katı ihtarları ile diğer belge ve bilgilerin ibrazı için alacaklı vekiline süre verilmiş, alacaklı vekilince alacağın ispatına yarar İİK'nun 68.maddesi kapsamında belgelerin sunulamaması üzerine, davanın yagılamayı gerektirdiği nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiş, borçlu vekilince karar temyiz edilmiştir.
İİK'nun 150/ı maddesinde “Borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen nakdi veya gayrinakdi bir krediyi kullandıran tarafın ibraz ettiği ipotek akit tablosu kayıtsız ve şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva etmese dahi, krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafa ait cari hesabın kesilmesine veya kısa, orta, uzun vadeli kredi hesabının muaccel kılınmasına ilişkin hesap özetinin veya gayrinakdi kredinin ödenmiş olması nedeniyle tazmin talebinin veya borcun ödenmesine ilişkin ihtarın noter aracılığıyla krediyi kullanan tarafa kredi sözleşmesinde yazılı ya da ipotek akit tablosunda belirtilen adrese gönderilmek suretiyle tebliğ edildiğini veya 68/b maddesi gereğince tebliğ edilmiş sayıldığını gösteren noterden tasdikli bir sureti icra müdürüne ibraz ederse icra müdürü 149. madde uyarınca işlem yapar. Şu kadar ki, krediyi kullanan tarafın hesap özetine ve
borcun ödenmesine ilişkin ihtara ya da gayrinakdi kredi nedeniyle tazmin talebine, kendisine tebliğ edildiği veya 68/b maddesi gereğince tebliğ edilmiş sayıldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde noter aracılığıyla itiraz etmiş olduğunu ispat etmek suretiyle İcra Mahkemesine şikayette bulunmak hakkı saklıdır. Bu takdirde krediyi kullandıran taraf alacağını 68/b maddesi çerçevesinde diğer belgelerle ispatlayabiliyorsa, krediyi kullanan tarafın şikayeti reddedilir. İcra Mahkemesinde yapılan inceleme sırasında, borçlu, borcun sona erdiğine veya ertelendiğine ilişkin resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge sunmadıkça takibin durdurulmasına karar verilemez. " hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda hesap kat ihtarı borçluya tebliğ edilmiş, borçlu yasal süre içerisinde ihtara sadece faiz yönünden itiraz etimiş ve Mahkemeye de aynı nedenle itiraza gelmiştir.
Alacaklı tarafın İİK'nun 150/ı maddesinde belirtildiği üzere faiz alacağının varlığını, İİK'nun 68/b maddesindeki belgelerle ispatlaması gerekirken, bu yönde İcra Mahkemesine delil ibraz edilememiş ve bilirkişi tarafından da aynı nedenle sonuca gidilememiştir. Mahkemenin de kabulünde olduğu gibi ihtilafın halli yargılamayı gerektirdiğinden, bu gibi hallerde şikayet edilen bölüm yönünden şikayetin kabulü ve takibin iptaline karar verilmesi gerekir.
İcra Mahkemesi'nce şikayetin kabulü ile itiraz edilen faize ilişkin bölüm yönünden takibin iptaline karar verilmesi yerine, "karar verilmesine yer olmadığına" şeklinde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme hükmünün yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 23.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verilmiştir.